<>


AYŞEGÜL ALDİNÇ YENİ KLİP ÇEKİMİNDE

28 Februar 2011 Yazan Kimbilir  
Kategori Magazin


Aysegül Aldinc Yeni klip cekimlerinde cekici pozlar sergiledi.

ikinci klip tarihi yarimada da çekildi

Aysegül Aldinç, ikinci klibini, Sarayburnu, Cankurtaran v e Tophane’de Nihat Odabaşı yönemenliğinde çekti.

Projeye inanırsam sonuna kadar giderim…

O Kız” adını verdiği single albümüyle adından sıkca söz ettiren Ayşegül Aldinç ikinci klibini Nihat Odabaşı yönetmenliğinde sözü ve müziği Sezen Aksu’ya ait “Ağla” şarkısına çekti. 2 gün süren çekimlerde, Ayşegül Aldinç’e Macar manken Viktor Vereb eşlik etti.

O Kız” adını verdiği single albümüyle adından sıkca söz ettiren Ayşegül Aldinç ikinci klibini Nihat Odabaşı yönetmenliğinde sözü ve müziği Sezen Aksu’ya ait “Ağla” şarkısına çekti. 2 gün süren çekimlerde, Ayşegül Aldinç’e Macar manken Viktor Vereb eşlik etti.

Tarihi yarımada Sarayburnu, Cankurtaran ve Tophane’de çekilen klip
zaman duygusal anlar yaşayan Ayşegül Aldinç, “Klip çekimlerinde anladım ki, harika bir şehrimiz var. Burada doğduğum ve yaşadığım için çok şanslıyım. Klipte de bu şehrin güzelligini yansıttık” dedi.

Bu yaz bol bol konser verip sevenleriyle buluşacak olan, Ayşegül Aldinç gelen dizi ve sinema tekliflerinide değerlendiriyor. Güzel bir proje de her zaman icin yer alacağını söyleyen Ayşegül Aldinç,”projeye önce benim inanmam lazım. Ben inanirsam sonuna kadar giderim” diyor.

Google Hit Getiren Kelimeler

28 Februar 2011 Yazan Kimbilir  
Kategori Google


Merhaba Degerli Webmaster Arkadaslar.
Hepimizi yakinda ilgilendiren google hit getiren kelimeler.
Gercekten son zamanda emek verdigimiz sitelerimizde gogleden iyi hit gelmesi icin gercekten güzel hit kelimelere ihtiyacimiz vardir.
Google google hit kelimeler siralamasinda cogu kisi son zamanda herkez Chat Kelimesinde sitesini kasmaktadir.

Chat Kelimesi Google acisindan gercekten 1.sayfada 1.sirada olmak cok zor bir kelime oldugu icin elinizde (Keywords)’lu Siteniz olmali ki Chat kelimesinden googleden iyi hit alabilesiniz diye.
Google arama motorunda en güzel hit getiren kelimeler tabiki sohbet & chat kelimeridir.
Ama Bunlarin yaninda Saglik Turizm.Magazin Siteleriyle ugrasanlarda bilirler o sektörlerdede güzel hit getiren kelimeler vardir.
Güzel hit getirebilecek kelimeler gün gectikce Google sitesinde gercekten zor olmustur.
Hit Getirecek Kelimelerimizi iyi secmeliyiz.
Örnek vermek gerekirse örnegin sizin bir icecek domainiz siteniz var kalkip bunu Chat YADA Sohbet yada cinsellik kelimesinde kasip hit alamazsiniz.
iyi Hit Alabilmeniz icin örnegin Coca Cola kelimesi marka olan bir kelimedir.ve bu tür kelimeler google den size hit getirecek türdendir.
Sizinde domainizin icerigi sitenizin icerigi neler kaynak nelerdir sitemapinizin icerigi nasil ona göre kendinize Hit getircek Kelimeler secmelisiniz.
Herkeze Hit dolu günler dilerim
www.chatulkesi.com
Webmaster
TUNAHAN

Ahmet Kaya Kimdir

28 Februar 2011 Yazan Kimbilir  
Kategori Biyografi

Ahmet Kaya Kimdir,Ahmet Kaya’nin Hayat Hikayesi,Ahmet Kaya Resimleri.
Dibine vurmuş gecelerden geldim… Yalanım yok… Bir cebimde küfür, bir cebimde çocuklara şekerle yaşadım. Hepinizin gurbetindeyim şimdi… Eyvallah!..

Ahmet Kaya, Malatya’da beş çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak 1957 yılında dünyaya geldi. Mensucat işçisi bir baba, çocuklarını yetiştirmekle yükümlü bir anne ve diğer dört kardeşle birlikte geçen çocukluk… Babası, neredeyse onun boyu kadar olan bir bağlama ile eve geldiğinde mutluluğun bu olduğunu düşünür. Dokuz yaşındadır daha. 24 Temmuz İşçi Bayramı’nda sahneye çıkarırlar onu, bir daha unutmaz bunu…
Yaz tatillerinde, ya plakçıda ya da tanıdıkların minibüsünde çalışır. ‘Başar ağabey’yi tutuklanınca Ahmet, küçük bağlaması ile ilk bestesini yapar: “Bir Wolksvagen alacağım, Adını ‘Başar’ koyacağım” der… Ruhi Su’nun plaklarını satın alan Ahmet Kaya, bol paçalı pantolonlar giyen uzun saçlı 68’lilerden etkilenen gençir artık…
Mensucat fabrikasından emekli olan babası, daha iyi bir yaşam için İstanbul’a göç eder. İstanbul/Kocamustafapaşa’ya yerleşirler. Ahmet Kaya’nın ilk izlenim ‘korkudur.

Ahmet Kaya, ortaöğrenimini tamamlamaya çalışırken yetmişli yılların toplumsal çatışmalarının farkına varmardı. Ora’dan gelmiş olmanın farklılığını, bu yeni kültür ve yaşam biçimi ile içiçe yaşar. Türküler, devrimci marşlar, Ruhi Su ve Zülfü Livaneli’den müzikal anlamda etkilendiğini inkar etmez, ama kedi sesini arar. Bütün boş zamanlarda bağlama çalıp şarkılar söyler. İlk bestelerini bugünlerde yapar. Boğaziçi Üniversitesi’nde bir panelede Ruhi Su’yla karşılaşır. Ustayı çok sevse de yetmeyen birşeyler vardır Ahmet Kaya için, bunu ifade etmeye çalışır Ruhi Su’ya. Ruhi Su’nun ‘Mahsus Mahal’ türküsünü kendince yorumlar O’na. Bağlamanın sapını tutan Ruhi Su, ‘Böyle bağlama çalınmaz!’ der. Oysa Ahmet Kaya asi. Farklı birşeyler yapmak ve kendini aramaktadır. Yıllar sonra verdiği ilk resitalin afine ‘Bağlama Böyle De Çalınır’ ‘i spota çıkaracaktı.

Seksenli yılların başı talihsizliklerle geçer. Evliliği biter, bebeği ondan ayrı büyümeyecektir ve çok zordur. Bu dönem bestelerinin olgunlaştığı dönemleridir bu yıllar. Sadece müzikle kendini ifade eden Ahmet Kaya, 1985 yılına geldiğinde kararını verir. ‘Zamanıdır’ deyip, oltuğunun altında şarkılarını alıp, Unkapanı’nın yolunu tutar. Dinleyenlerin hiçbir kategoriye koyamadığı bu müziğe kimse yüz vermez. Sonraki günlerde arkadaş yardımları ve kendi olanakları ile ilk albümünü yapar. Ama hemen toplatılır. Yapılan itiraz sonuç verir. Olay gazetelere yansır, Ahmet Kaya’nın ‘Ağlama Bebeğim’ adlı albümü Danıştay kararıyla serbestir artık!’

Bu arada. Üniversite öğrencileri, dar gelirliler, 12 Eylül darbesinden nasibini almış-çeşitli kesimlerden tutuklu yakınları, Türkiye’de demokrasiyi yeniden inşa etmeye kararlı kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları Ahmet Kaya’nın dinleyici profilini oluşturur.

Kısa bir süre sonra ikinci albümü “Acılara Tutunmak” ı yapar. Ahmet Kaya, edindiği toplumsal, siyasal duyarlılıkla üretim yapmaktadır, peşpeşe albümler çıkarmaktadır.
Üçüncü albümü O sıralar tutuklu olan ve idamla yargılanan Nevzat Çelik’in ‘Şafak Türküsü’ şiirini besteler, aynı zamanda albümün de adıdır ‘Şafak Türküsü’. Üllkenin gündemindeki idam cezaları ve hapishanelerde bulunan binlerce insanın ve onların ailelerinin içinde bulunduğu durumu şarkılaştırmıştır…
‘An Gelir’ isimli dördüncü albümünde Atilla İlhan, Hasan Hüseyin ve Ülkü Tamer’in şiirlerini besteleyen Ahmet Kaya, yeni arayışlar içerisine girmiş, besteciliği ile ilgili kendisini epeyce geliştirmiştir. İlk üç albümde aranjör olarak kendi çabalarının yanı sıra Sezer Bağcan, Oğuz Abadan gibi isimlerle çalışan Ahmet Kaya, dördüncü albümde Osman İşmen ile çalışmaya başlar ve bu beraberlik uzun yıllar sürer…

Beşinci albümünde ünlü şairlerin yanı sıra yeni bir isimle, Yusuf Hayaloğlu’yla çalışmaya başladı. Hayaloğlu’yla beraberlik, Ahmet Kaya müziğinde uzun ve verimli bir çalışmanın başlangıcını oluşturur. ‘Yorgun Demokrat’ isimli bu albüm, gerek dönemi gerekse içeriği bakımından yine Türkiye’nin toplumsal gidişatına denk düşmüş ve 12 Eylül döneminin etkisini üzerinden atmaya çalışan milyonlarca demokratın durumunu dile getirmiştir.

Albüm çalışmalarına paralel olarak halk konserleri de yapar Ahmet Kaya. Gösterilen ilgi, katılım ve çoşkuya rağmen, ülkenin birçok yerinde ‘sakıncalı’ bir şarkıcıdır artık O. Dinleyicisiyle buluşamamak onu üzmektedir…
Konserde kendisine bağlamasıyla eşlik eden Ahmet Koç’la altıncı albümü olan ‘Sevgi Duvarı” nın hazırlıklarına başlar. Can Yücel’in aynı isimli şiirini bestelemiş olan Ahmet Kaya, bu albümü ‘vazgeçilmezlerim’ dediği Yusuf Hayaloğlu ve Osman İşmen’siz hazırlar ve bu arada ‘Resitaller’ adını verdiği albümde canlı konser kayıtlarını toplar. ‘İyimser Bir Gül’ adını taşıyan yedinci albümü, Türkiye doksanlı yıllara adımını atmış, Ahmet Kaya gündemi ile ülke gündemi yine örtüşmüştür. Yeniden Yusuf Hayaloğlu ve Osman İşmen’ le çalışmaya başlar. Albümün adı ‘Başkaldırıyorum’dur.

Olgunluk çağında ülkesinin içinde bulunduğu olumsuzluklara, mevcut gidişata ve sistemin hoşnut olmadığı her yanına şarkılarla müdahale etmeye çalışan bir ‘muhalif’tir artık…
Başı, zaman zaman derde girer, birçok yerde konser verememenin yanı sıra albümleri ‘sakıncalı’ bulunup kısmen de olsa toplatılır. Bu sürecin şarkılarına yansıması kaçınılmazdır. Yeni albümün adı ‘Başım Belada’dır o yüzden. Ahmet Arif, Atilla İlhan ve Yusuf Hayaloğlu’nun şiirleri ve şarkı sözleri Ahmet Kaya müziği ile biraraya gelir. Bu arada ağırlıkla Türk Halk Müziği’nden örneklerin yer aldığı ‘Resitaller 2′ adlı albümü yayınlanır.

Onuncu albümü ‘Dokunma Yanarsın’ ile birlikte hayatında bir takım değişiklikler gündeme gelir. Bu yeni süreçte de milyonluk satışlara imza atan Kaya, 1993’te onbirinci albümü ‘Tedirgin’i çıkarır. Ertesi yıl çıkardığı ‘Şarkılarım Dağlara’da hemen hemen tüm şarkı sözlerinin altına da imzasını atar. Albüm, ‘Kum Gibi’, ‘Ağladıkça’, ‘Saza Niye Gelmedin’ gibi parçalarla satış rekorları kırarak Ahmet Kaya diskografisinde ayrı bir yere sahip olur. Toplumsal-kültürel gelişmelerin getirdiği etkileri üretkenliğe çeviren Ahmet Kaya, 1995 yılında onüçüncü albümü ‘Beni Bul’ u çıkartır.

Sesinin rengini ve olgunluğunu günün teknik imkanlarıyla yeniden deneyerek, ağırlıkla eski şarkıların yeni düzenledi. 1996 tarihli ‘Yıldızlar ve Yakamoz’ bu arada ortaya çıkar. Bunu, 1998 yılında Yusuf Hayaloğlu ve Osman İşmen’den oluşan çekirdek kadroyla hazırladığı ‘Dosta Düşmana Karşı’ izler.

‘Gak Production’ isimli bir yapım firması da kuran Kaya, Kent Ozanları isimli çağdaş halk müziği yapan bir grup ve on yıldır asistanlığını yapan Çetin Oraner’in albümlerine de yapımcı olarak imza atar.

Profesyonel süreci boyunca onun müziğine çeşitli isimler bulunmuşsa da Ahmet Kaya, kendisini hep toplumcu-gerçekçi sanat kategorisinde görmüştür. Dünyada ‘protest müzik’ olarak tanımlanan bu türün ülkemizdeki önemli temsilcilerinden olan Ahmet Kaya’nın en belirgin ve ayırdedici tarafı, müziğindeki geleneksel motiflerin ve ulusal kültür değerlerinden yola çıkmasıdır. Toplumsal süreçten kopmammış, olmuştur. Türkiye’nin siyasal ve toplumsal gidişatına paralel bir müzik seyri izlemiştir.

Türkiye’de her söylediği söz ve şarkısı olay olan Ahmet Kaya hakkında birçok dava açıldı ve kendi deyimiyle emniyetler onun ikinci adresi oldu. Bu baskılara rağmen Kaya, kimliğini hiçbir zaman inkar etmedi ve mücadele etti.

Kaya hakkında, yurtdışında verdiği konserlerde ‘vatana ihanet’ suçlamasıyla 3 ayrı dava açıldı. Bu davalardan biri geçtiğimiz günlerde sonuçlandı ve Kaya’nın 3 yıl 9 ay hapis cezası kesinleşti. Diğer iki davada ise, duruşmalara katılmadığı ve ifade vermediği için Kaya hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi.

Kaya’nın çıkardığı kasetlerin bazılarının isimleri şöyle:
“ağlama bebeğim, tedirgin, acılara tutunmak, şafak türküsü, an gelir, yorgun demokrat, başkaldırıyorum, dokunma yanarsın, adı bahtiyar, başım belada, şarkılarım dağlara, yıldızlar ve yakamoz, beni bul ve dosta düşmana karşı.”
1980’lerde Nevzat Çelik’in ”Penceresiz kaldım anne / Saçlarına yıldız düşmüş, koparma anne” ‘Şafak Türküsü’ şiirini türküleştirerek patlama yaptı A. Kaya. Karyerinde “Ağladıkça” isimli türkünün büyük bir yeri oldu. Aram Dinkjian’ın bestelediği bu türkü, sanatçıya sağ veya sol görüşlü farketmeksizin milyonlarca dinleyici kazandırdı. Kaya, son olarak Gazeteciler Derneği’nde yaptığı konuşmada “Kürtçe bir klip çekmek istiyorum ve bunu yayımlayacak bir televizyon kanalı arıyorum” deyince İkitelli medyanın hışmına uğradı ve yüzünden Fransa’ya gitmişti.
16 Kasım günü sabah saat altıda topragından uzakt kalp krizi geçirip öldü.
O Paris Komünarlarıyla Pere Lachais mezarlıgında yatarken bize duruşu ve sesi kaldı.

12 şubat ehliyet sınav sonucları ne zaman açıklanacak

28 Februar 2011 Yazan Kimbilir  
Kategori Haberler

EHliyet SINAV SONUCLARI 12 şubat ehliyet sınav sonucları ne zaman açıklanacak sorusu merakla bekleniyor. Ehliyet Sınav Sonuçları Ne Zaman açıklanacak sorunusunu milyonlarca kişi merak ediyor. 2011 yılında 6 kez ehliye sınavı yapılacak. Yılın ilk ehliyet sınavı 12 şubat 2011 günü yapıldı.
Elektronik Haber Ajansı (e-ha) muhabirinin edindiği bilgiye göre, 12 şubat 2011 yapılacak olan sınavın sonuçları 1 mart 2011 günü açıklanacak diye tahmin ediyoruz. 12 Şubat 2011 sınavına 16 Ocak 1994 doğumlular A2 ehliyet, 16 ocak 1993 liler B sınıfı ehliyet 16 ocak 1989 doğumlular c-d-e sınıfı için ve yaşını daha önce doldurmuş olanlar müracat etti. MEB resmi web sitesinde sınav soruları ve cevapları açıklandı.
2011 yılının ehliyet sınav takvimi şöyle;
Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı

1. MTSK sınavı 12 Şubat 2011
2. MTSK sınavı 16 Nisan 2011
3. MTSK sınavı 02 Temmuz 2011
4. MTSK sınavı 20 Ağustos 2011
5. MTSK sınavı 22 Ekim 2011
6. MTSK sınavı 10 Aralık 2011

Necmettin Erbakan Biyoğrafisi

27 Februar 2011 Yazan Kimbilir  
Kategori Biyografi


Necmettin Erbakan Kimdir.
Necmettin Erbakán’in Hayati
Necmettin Erbakan’in Dogum Tarihi
Necmettin Erbakanin Biyografisi.
Necmettin Erbakan 29 Ekim 1926 yılında Sinop’ta doğdu.
Erbakan özgeçmişi.
29 Ekim 1926 yılında Sinop’ta doğdu. Babası Adana’nın Kozan ve Saimbeyli bölgesinde yaşamış olan Kozanoğullarından Mehmet Sabri Erbakan.

Ağır ceza reisi olan babasının birçok yerde görev yapmış olması dolayısıyla çocukluğu muhtelif Şehirlerde geçen ERBAKAN’ın annesi de Sinop’un tanınmış ailelerinden birinin kızı olan Kamer Hanım’dır.

Necmettin ERBAKAN ilkokul’a Kayseri Cumhuriyet İlkokulu’nda başladı, babasının Trabzon’a tayin olması dolayısıyla ilkokul öğrenimini buradaokul birincisi olarak tamamladı. 1937 yılında ilk tahsilini tamamladıktan sonra aynı yıl İstanbul Erkek Lisesi’nde orta tahsiline başladı. İstanbul Erkek Lisesi’ni 1943 yılında birincilikle bitirdi.

1948 yılı yaz döneminde İTÜ Makine Fakültesi’nden mezun olan ERBAKAN aynı yılın 1 Temmuz’unda Makine Fakültesi Motorlar Kürsü’nde asistan olarak göreve başladı.

1948-1951 yılları arasındaki bu 3 yıllık asistanlık döneminde o zaman doktora tezine tekabül eden yeterlilik tezini hazırladı. Sınıflarda ders vermek doçent ve profesörlerin yetkisinde olmasına rağmen kendisi asistan olduğu halde ders vermesine izin verilmiştir. Yeterlilik tezindeki başarısından dolayı üniversite tarafından 1951 yılında Aachen Teknik Üniversitesi’nde ilmi araştırmalar yapmak, bilgi ve görgüsünü artırmak üzere Almanya’ya gönderilen ERBAKAN, Alman ordusu için araştırma yapan DVL araştırma merkezinde Profesör Schimit ile birlikte çok başarılı çalışmalar yaptı.

Aachen Teknik Üniversitesi’nde çalıştığı 1.5 yıl süre içerisinde, bir tanesi doktora tezi olmak üzere 3 tez hazırlayan ERBAKAN, Alman üniversitelerinde geçerli olan “DOKTOR” unvanını aldı.

Alman Ekonomi Bakanlığı için motorların daha az yakıt yakmaları konusunda araştırmalar yaparak rapor veren ve bu arada da doçentlik tezini hazırlayan ERBAKAN’ın “Dizel motorlarda püskürtülen yakıtın nasıl tutuştuğunu” matematiksel olarak izah eden bu tez, Alman ilim çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Tezin mecmualarda neşredilmesi üzerine o tarihte Almanya’nın en büyük motor fabrikası olan DEUTZ motor fabrikalarının umum müdürü Prof. Dr. FLATS tarafından Leopar tanklarının motorları ile ilgili araştırmalar yapmak üzere bu fabrikaya davet edildi. Alman Ekonomik Bakanlığı’nın RUHR sahasındaki fabrikalar üzerinde araştırma yapmak için görevlendirilen heyette kendisinin de yer almasının istenmesi üzerine 15 gün RUHR sahasındaki bütün Ağır Sanayi fabrikalarını gezip inceleme fırsatı buldu.

II. Dünya Harbi’nden sonra Alman üniversitelerinde ilk Türk ilim adamı olan ERBAKAN, 1953 yılında doçentlik imtihanını vermek üzere İstanbul’a döndü. İmtihan sonucunda 27 yaşında Türkiye’nin en genç doçenti olma başarısını gösteren Necmettin ERBAKAN, araştırmalar yapmak üzere tekrar Almanya’nın DEUTZ fabrikalarına gitti. Burada 6 ay süreyle motor araştırmalarıbaşmühendisi olarak, Alman ordusu için yapılan araştırma çalışmalarına katıldı.

1953′ün Kasım ayında İstanbul Teknik Üniversitesi’ne dönen ERBAKAN, Mayıs 1954 – Ekim 1955 yılları arasında askerlik görevini ifa etti. İstanbul Kağıthane’deki 6 aylık yedek subayöğreniminden sonra Halıcıoğlu’ndaki istihkam bakım bölüğünde 6 ay asteğmen, 6 ay da teğmen olarak makinelerin bakım ve tamiratları kısmında görev yaptı.

Askerlik görevinden sonra tekrar üniversiteye dönen Necmettin ERBAKAN 1956 yılında Türkiye’de ilk yerli motoru imal edecek olan, 200 ortaklı Gümüş Motor A.Ş.’yi kurdu. ERBAKAN da böyle bir fabrika kurma fikri Almanya’da çalışmaları esnasında, Türkiye Zirai Donatım Kurumu’nun sipariş verdiği motorları görünce iyice uyanmıştı.

Yurda dönünce bu çalışmayı başlattı. Ve bugün Pancar Motor adı altında çalışan fabrikanın temelini 1 Temmuz 1956′da attı. Gümüş Motor fabrikasında seri imalat 1 Mart 1960 tarihinde başlamıştır. 1960 yılında Ankara’da yapılan Sanayi Kongresi’nde Gümüş Motor’un yaptığı imalatları sunan ERBAKAN “Yeni hedef otomobillerin Türkiye’de yapılmasıdır” fikrini ortaya atmış, o zaman yönetimde olan askerler tarafından revac bulan bu fikir üzerine Eskişehir Demiryolları CER atölyesinde “DEVRİM OTOMOBİLİ” adıyla ilk yerli otomobil ERBAKAN tarafından imal edilmiştir. Askeri yönetim Gümüş Motor fabrikasını gezmiş, büyük ilgi ve heyecan duymuşlar, bunun üzerine 200′e yakın General ve üst rütbeli subaya ERBAKAN tarafından bir Sanayi Konferansı verilmiştir.

1965 yılında profesör olan ERBAKAN, Şubat 1966′da Odalar Birliği Sanayi Dairesi Başkanlığına getirildi. Daha sonra Genel Sekreter olan ERBAKAN, 1968 Mayıs’ında Odalar Birliği İdare Heyeti Üyesi, Mayıs 1969′da da Odalar Birliği Başkanı oldu.

Necmettin ERBAKAN 1967 yılında evlendi. Sanayiye gerekli ilginin gösterilmemesi üzerine siyasete atılmaya karar verdi. ERBAKAN,1969 seçimlerinde Konya’dan bağımsız olarak adaylığını koydu ve seçilerek Meclis’e girdi.

24 Ocak 1970 yılında Milli Görüş’ün ilk partisi olan Milli Nizam Partisi’ni kuran ERBAKAN, 1971 Nisan’ında ihtilal yönetiminin de baskısıyla, Milli Nizam Partisi kapatıldı. Daha sonra 11 Ekim 1972 tarihinde kurulan Milli Selamet Partisi, ERBAKAN liderliğinde girdiği 1973 seçimlerinde % 12 oyla 48 Milletvekilliği ve 3 Senatörlük kazanarak 51 parlamenterle Meclis’e girdi.

1974 yılı başında kurulan MSP-CHP koalisyonunun bozdurulmasından sonra kurulan dörtlü koalisyonda da yer alan MSP’nin Genel Başkanı yine Başbakan Yardımcılığı ve Ekonomik Kurul Başkanlığı görevlerini üstlendi. 5 Haziran 1977 seçimlerinden sonra kurulan 3′lü koalisyonda da bu görevini devam ettiren ERBAKAN liderliğindeki MSP, böylece toplam 4 yıl süreyle hükümet ortağı oldu.

1978 yılı başında 12 Eylül 1980′e kadar muhalefette kalan MSP’nin Genel Başkanlığını yürüten Necmettin ERBAKAN, 12 Eylül İhtilali’nin getirdiği yasaklarla Eylül 1987 yılına kadar politikadan uzak kaldı. Eylül 1987′deki referandumla yeniden siyasi haklarını elde eden ERBAKAN, 19 Temmuz 1983 tarihinde kurulmuş olanRefah Partisi’nin, 11 Ekim 1987 tarihinde yapılan kongresinde oy birliği ile Genel Başkanlığa seçilen Necmettin ERBAKAN 20 Ekim 1991 seçimlerinde Konya’dan yeniden Milletvekili seçildi.

1995 genel seçimlerinde tekrar Konya’dan Milletvekili seçilerek meclise girdi. Bu seçimlerde Refah Partisi %21.7 ile birinciolmuştur. Bunun üzerine 28 Haziran da hükümeti kurma görevini alarak 7 Temmuz da güvenoyuyla Türkiye’nin Başbakanıolmuştur. Koalisyon hükümeti sırasında halkın desteğini alan bir çok önemli başarının yanında uluslararası alanda gelişmekte olan 8 ülkenin işbirliğine öncülük yaparak büyük bir gayretle bir yıl gibi kısa bir sürede D-8 (Development-8) oluşumunu meydana getirmesi önemli bir olaydır.

1998 yılı Şubat ayında Genel Başkanı olduğu Refah Partisi’ninkapanmasıyla 5 yıl siyasi yasaklı hale gelen Erbakan 11 Mayıs 2003′te Saadet Partisi’ne Genel Başkan seçilmiştir.

Evli ve 3 çocuk babasıdır.

Necmettin Erbakan Vefat Etti

27 Februar 2011 Yazan Kimbilir  
Kategori Haberler


BAŞBAKAN ERDOĞAN’DAN NECMETTİN ERBAKAN’IN VEFATIYLA İLGİLİ İLK AÇIKLAMA GELDİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Saadet Partisi lideri Necmettin Erbakan’ın vefatıyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Türk siyasetinde kendilerine mümtaz bir yer edinmiş, ömrünü öğrenmeye ve öğretmeye adamış bir siyasetçi ve bilim adamıydı. Şahsıyla, ilkeleriyle, davasıyla olduğu kadar bir insan, bir hoca, bir lider olarak da genç nesillere güzel bir örnek teşkil etti. Mekanı cennet olsun, Allah ondan razı olsun. Öğrettikleriyle, aktardıklarıyla, mücadeleci kişiliğiyle her daim kendisini şükranla, minnetle yad edeceğimizi ifade etmek istiyorum. SP camiasının, Türkiye’nin, aziz milletimizin başı sağolsun diyor, bir kez daha kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.”

Necmettin Erbakan’ın doktoru Ahmet Feyzi İnciöz, Erbakan’ın kalp ve böbrek yetmezliğine bağlı olarak çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı.

Erbakan’ın ölümünün ardından Güven Hastanesi Başdanışmanı Dr. Ahmet Feyzi İnciöz’ün yaptığı açıklama şöyle:

“Dün sabah saatlerinde kendisiyle konuştuk. Solunumla ilgili şikayetleri vardı. Bugün sabah saat 8:50’de şuuru yerindeydi. Solunum şikayetleri vardı. Derhal müdahale edildi. O saatten itibaren şuur durumu yerinde değildi. O andan itibaren herhangi bir acı, rahatsızlık hissetmediler. Tüm yaşam fonksiyonlarını destekledik anaca sonuç almak mümkün olmadı.”

Sonraki yazılar »

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes