<>


Erotik Rüyalar ve anlamlari

05 November 2010 Yazan admin  
Kategori Rüya Tabirleri

Iste Erotik Rüyalarin bazi örnekler

Rüyanizda ünlü biriyle birlikte olmus ya da kiz arkadasinizi öptügünüzü görüp korkuyla uyanmissinizdir mutlaka. Bu rüyalarin ne anlama geldigini ögrenmek ister misiniz?

 

BASKA BIR KADINLA SEVISMEK

Rüyada baska bir kadinla sevismek sikça görülen bir olgudur. Eger escinsel degilseniz böyle rüyalar görmek, escinsel oldugunuzu göstermez. Bir kadinin size dokunmasi içinizdeki kadinin daha çok ortaya çiktigini gösterir. Ayrica daha fazla sefkate ihtiyacinizin oldugu da bir baska gerçek. Bu yüzden erkeklerle birlikte oldugunuz için yanildiginizi sanmayin, sadece kalbinize daha çok dokunacak birine ihtiyaciniz var. Isteklerinizi uygun bir dille partnerinize söylerseniz, o da sizi mutlu edecektir.

 

KIZ ARKADASINIZIN SEVGILISIYLE SEVISMEK

Dostunuzun erkek arkadasiyla birlikte olmak rüya da olsa pek de hos bir durum degildir. Hemen panige kapilip onu gerçekten istediginizi düsünmeyin. Böyle bir rüya hayatinizda gün geçtikçe eksilen tutku ve tatminin habercisi. Kendinize rüyada gördügünüz ve en çok hosunuza giden seyi sorun. Gerçek hayatta sahip olmadiginiz bir sey olursa sasirmayin sakin. Küçük oyunlar, birlikte oldugunuz kisinin sosyallik yönü… Iste bunlar gibi eksiklikler size bu rüyalari gösteriyor.

 

KALABALIKTA SEVISMEK

Eger kalabalik bir yerde herkesin önünde sevistiginizi görüyor ve bundan keyif aliyorsaniz, bu sizin bastirilmis cinsel dürtülerinizin oldugunu ve bir sok yasamaniz gerektigini gösteriyordur. Eger bu durum sizi rahatsiz ediyorsa cinselliginizden utaniyor, suçluluk duyuyor ve bir türlü denge kuramiyorsunuz demektir. Günlük hayatta kendinizi daha iyi ifade edebilmenin yollarini arasaniz iyi olur. Size seks hayatinizi daha eglendirici bir hale sokmanizi öneriyoruz.

 

CIRKIN PATRONUNUZLA SEVISMEK

Evet, aslinda ona karsi içten içe bir ask besliyorsunuz, dersek inanmayin. Çünkü rüyanizda patronunuzla birlikte olmak bir tür güç hesaplasmasindan ibaret. Is hayatinizda aldiginiz sorumluluklar bir yana kendinizi güçsüz hissetmenizin bilinç altiniza yansimasi bu sekilde. Yani bir tür denge kurabilmek için beyninizin size oynadigi oyun bu. Rüyanizda igrenç bir adamla birlikte oluyorsaniz bu sizin kendinizi yargiladiginiz anlamina da geliyor. Ket vurdugunuz duygularinizin vücut dilinizle rüyalarinizda açiga çikmasi da diyebiliriz.

 

RÜYADA BIR ÜNLÜYLE BIRLIKTE OLMAK

Rüyada bir ünlü ile birlikte olmak gerçek hayatta eksikligini duydugunuz bazi degerlerin varliginin habercisi. Birlikte oldugunuzu gördügünüz bu ünlü kisi aslinda sizin için kaliteyi temsil ediyor. Aradiginiz sey daha iyi sartlar altinda yasamak baska bir deyisle. Ayrica kendinize güveninizin de sonucunun bu rüyalar oldugunu biliyor musunuz? Bir diger olasilik ise bu ünlüyü gerçekten arzuluyor olmaniz. Yani sadece rüyada degil günlük yasantinizda da onu gerçekten istiyorsaniz, rüyalariniza girmesinden daha dogal ne var?

Burclar

25 August 2010 Yazan admin  
Kategori Burclar

İnsaoğlu doğumundan sonra yaşadığı, sosyal, fiziksel ve buna bağlı manevi durum ve ortamlardan yaşamı boyunca etki içerisinde kalmıştır. İnsanın doğumundan sonra olan bu etkilenim birde doğumu sorasonda evrende olan etkileşimle de ilgilidir.

İşte bu anlamda, Bismillahirrahmanirrahim.
”Velekad cealna fis semai bürucen ve zeyyennaha linnazırin” Manası: ” Biz semada burçlar yarattık. Ve onları görenleri hayrete düşürecek yıldızlarla süsledik.”(Hicr, 16)

Her insan ana rahminde tahminen 280 gün kalmakta ve her kırk günün bir yıldızın tesiri altında terbiye görmek suretiyle ve nasibine göre her birinden birer miktar feyiz almaktadır. Bu sebeple hangi yıldız cenin üzerinde fazla tesir etmiş ise o insan üzerinde belirli eserler, muayyen izler bırakmaktadır. Bütün insanlar az çok her yıldızın kendi üzerinde bırakmış olduğu etkiyi araştırmaları neticesinde görebilir ve daha iyi anlayabilir. Nitekim Kur’anı Kerim’deki ayet de bunu doğrular niteliktedir. ”Deki herkes yaratılmış olduğu şekle göre hareket eder.” (İsra, 85)

Yıldızların birbiriyle olan dostuk ve düşmanlıkları:

Hem burcu hemde yıldızı dost olan iki kimse arasında daimi ve fevkalade bir anlaşma, yalnız burcu veya yalnız yıldızı dost olanlar arasında orta derecede bir imtizaca, burç ve yıldızı düşman olanlar arasında ise ademi imtizaca hüküm edilmektedir ki buda tecübe ile anlaşılmıştır.

Yıldızın ismi  ——- Dostu ——– Düşmanı
    Zühal ———-—- Merih —-—- Güneş
    Müşteri ———- Ay ——–—- Zühre
    Merih ————- Zühre —-—- Utarid
    Güneş ————- Utarid ——- Ay
    Zühre ————- Ay ——–—- Zühal
   Utarid ————- Zühre ——– Müşteri
   Ay ———-——- Müşteri ——- Merh

Burçların Genel Çizelgesi:

Burçlar:      Yıldızı:       Tabiatı:        Dostu:         Düşmanı:
Koç               Merih          Ateş             İkizler          Yengeç
Boğa             Zühre          Toprak        Yengeç        Aslan
ikizler          Utarid         Ateş              Aslan           Balık
Yengeç        Ay                Su                  Boğa             Koç
Aslan            Güneş         Ateş              İkizler          Boğa
Başak            Utarid         Toprak        Akrep          Yay
Terazi           Zühre          Ateş             Yay               Oğlak
Akrep           Merih          Su                  Başak           Kova
Yay               Müşteri      Ateş               Kova           Balık
Oğlak            Zühal          Toprak          Balık            Koç
Kova            Zühal           Ateş               Koç              Akrep
Balık            Müşteri        Su                  Boğa             İkizler

Koc Burcu Özellikleri

25 August 2010 Yazan admin  
Kategori Burclar

 

ÖNCÜ VE YARATICI FİKİRLER: Yeni fikirler ve projeler, yenilikçilik, girişimcilik.

MACERA VE RİSK TUTKUSU: Tedbirsizlik, savaşçılık, kendine aşırı güven, tehlikeden zevk alma.

AGRESİFLİK: Kabalık, kavgacılık, küstahlık, hoşgörüsüzlük, kızgınlık, sinirlilik.

SONU GELMEZ İSTEKLER: Bitmeyen ihtiyaçlar ve istekler, aşırı cinsel arzular.

YANLIZ KENDİSİ İÇİN ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK: Yönetilememe, baskıya direnme, özgürlüğüne düşkün olma fakat başkalarının özgürlüğüne saygılı davranmama.

EGOİZM VE BENCİLLİK: Kendini aşırı beğenme, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanma, övgü ve gösterişten hoşlanma, yanlızca kendini düşünme, başkalarının duygu ve düşüncelerini önemsememe, öğüt almama, başkalarına danışmama.

İŞ YAPARKEN PLANSIZLIK: Daldan dala atlama, işi yarım bırakıp başka bir işe geçme.

CÖMERTLİK, SAVRUKLUK: İyilik sever olma, müsriflik; parasını, aklını, bedenini cömertçe harcama.

GİYİMDE AŞIRI TİTİZLİK VE ÖZENTİ: Zengin bir gardolap, markalı ve süslü giysiler.

ACELECİLİK: Telaşlı davranma, acele ve yanlışlıkla yanlış kararlar verme, deneyimlerden yararlanmama, danışmama, öğüt dinlememe, aceleyle kafasını kolunu bir yerlere çarpma.

Devamını oku

Boga Burc Özellikleri

25 August 2010 Yazan admin  
Kategori Burclar

 Boğa Burcu Günlük Falı

GÜZELLİK VE SANAT TUTKUSU: Güzeli güzel olmayandan, sanatı sanat olmayandan ayırabilme yeteneği; zevklilik, doğa sevgisi musiki
sevgisi.

TERTİP, DÜZEN, DİSİPLİN, SİSTEMATİK: Hayatının her aşamasını planlama, evde disiplin, yeme içme uyuma saatlerinde düzen,işe
gelip gitme saatlerinde dikkat.

MADDECİLİK: Mal ve paraya düşkünlük, biriktirme hırsı, sahiplenme, cimrilik, karşılığın fazlasıyla almaya çalışacağı bir iş
için kılını kıpırdatmama.

SABIRLI, SAKİN VE İHTİYATLI OLMA: Acele ve telaşlı davranmama, sükuneti koruma, riske girmeme, katlanabilme, damarına basılırsa
saldırganlık.

SAHİPLENMEYE DAYALI KISKANÇLIK: Eşi, çocukları ve arkadaşları dahil eline geçirdiği herşeyi sahiplenme, bunları aşırı kıskanma,
başkasına ilgi gösterilmesine dayanamama, sahip olduklarıyla övünme ve başkalarını kıskandırma.

İNATÇILIK, AZİMLİLİK: Doğru bildiği yoldan dönmeme, ağır ve emin adımlarla başarıya ulaşmak için çalışma, hedefe ulaşabileceği
inancını kaybetmeme.

GÜVENİLİRLİK, SADAKAT, VEFA: Sıkı dostluk,acımasız düşmanlık, evine bağlılık, dürüstlük.

MUHAFAZAKARLIK: Kurallara aşırı bağlılık;sabit fikirlilik, yeniliklere ve başkalarının düşüncesine kapalı olma.

GÜÇLÜLÜK, DAYANIKLILIK: Güçlüklerden yıkılmama, kolay hastalanmama, hedefe ulaşabilmek için yorulmadan çalışabilme, alkole
karşı dayanıksız bünye.

ZEVKE DÜŞKÜNLÜK: Oburluk derecesinde yeme içme meyli, gezmeye ve eğlenmeye düşkünlük, cinsel arzular, beğenilme ve sevilme
tutkusu.

Devamını oku

ikizler Burcu Özellikleri

25 August 2010 Yazan admin  
Kategori Burclar

  

ÇOK YÖNLÜ: Kıvrak zeka, kolay kavrayabilme, pratik ve hızlı sorun çözümü, mantıklı düşünme, düş gücü, yaratıcılık, parçaları bütünleme, gelecei tahmin, sezgi gücü, el becerisi.

YAYGIN İLETİŞİM: Öğrenmeye aşırı merak, bilgi toplama ve başkalarına iletme yeteneği, insanları dinleme, esprilik, hoş sohbet olma, dışadönüklük, yüzeysel yaygın ilişki.

ZİHİNSEL VE FİZİKSEL HIZ: Çılgın bir tempo, hızlı ve çoklukla doğru karar, birden fazla işi aynı anda yapma, kolay algılama.

DEĞİŞKENLİK: Moral ve düşünce bakımından çabuk değişme, yeni arayışlar içine girme, yenilikçilik, bir şeye aşırı bağlanmama.

ENTELLEKTÜELİTE: Entellektüel hayat, olayları yukarıdan izleme ve bütünü görmeye çalışma, zevklilik, sanatkar ruh, şiir, edebiyat, musiki, ilkelerle düşünme, olaylara veya kişilere değil sistemlere yönelen eleştiri, halka inmede güçlük çekme.

ÖZGÜRLÜK HAVAİLİK: Özgürlük tutkusu değil yaşanan özgürlük, özgürlüğü herkes için isteme, baskıya direnme, kısıtlamalara karşı
koyma, inisiyatif kullanma meyli, havalılık, uçarılık, gezme ve eğlenme arzusu, gelecek bir kaygı duymama.

İŞ HAYATINDA PLANLAMA, ÖZEL HAYATTA PLANSIZLIK: Plan ve proje yaptıktan sonra işe başlama, kısıtlama olarak kabul ettiği için özel hayatında gelecek için planlama yapmama.

YARDIMSEVERLİK: Marko paşalık, dert dinleme, gücü yettiği oranda yardımcı olma ancak yardım edemedikleri için de üzülmeme, müsriflik ölçüsünde cömertlik, ancak aptal yerine konulmaktan ve kullanılmaktan hoşlanmama.

AÇIK FİKİRLİLİK: Zamanının kısıtlı olması nedeniyle düşündüğü açıkca ve doğrudan söyleme, ancak özel hayatını dokunulmaz kılma, başkalarının özel hayatını da.

YAYGIN ELEŞTİRİ: Hoşuna gitmeyen aykırı hareket ve davranışları şiddetle eleştirme; kabalığı, ihaneti, bilgisizliği ve baskıyı affetmeme, bazen eleştirilerini dedikoduya dönüştürme.

İKİZLERE DAİR

DOĞARKEN

İlk baharın içimizi ısıtan ilk günleri… Ağaçlar çiçeklerinden arınır ve dallar meyveye durur.Önce kirazlar olgunlaşır ve sonra diğerleri olgunlaşmaya yüz tutar. Biraz yükseklerde kır çiçekleri boy gösterir. Kelebekler tırtıllıklarından kurtulup rengarenk kanatlarıyla o çiçekten bu çiçeğe uçmaya başlar. O günlerde bir bebek doğar.Aile kalabalıklaşır. Sanki annesi, bir bebek değilde bir kaç tane birden doğurmuştur. Öylesine gürültülü, öylesine değişkendir ki bağıra çağır ağlarken aniden gülmeye başlamaktadır. Annesi babası onu tek bir bebek sansa da aslında o kendi içinde ikiz, hatta üçüzdür. O, ikiz kardeşlerden daha fazla İKİZLER karakteri taşır.

BÜYÜRKEN

Sanki ” Bu dünyada ne işim var?” der gibi sürekli ağlayan bir bebek. Lahana sarmasına benzeyen tombul bir çocuk. Annesi babası telaşlanmasın, ergenlik çağına geldiğinde tırtıllıktan kurtulacak ve tığ gibi bir delikanlı, yada endamlı bir genç kız olacaktır. O, diğer bebeklere, daha doğrusu bebeğe benzemez.Söylediğiniz her şeyi, yaptığınız her hareketi anlar. Yaramaz mı yaramaz. Canı istediğinde uyur. Bebekliğinde bile baskıyı algılar ve karşı koyar. Herkesi ilgiyle izler ve çabuk öğrenir. Azarlarsanız hemen küser, suçluysa şirinlikler yaparak kendisini affettirmeye çalışır.Sizi çıldırtabilir ama onu sevmemek de elinizde değildir. Okul döneminde, ”Elin çocukları sürekli ders çalışırken benim çocuğum oyun oynamaktan ders çalışmaya fırsat bulamıyor…” diye üzülmeyin. O, okulda öğretmenini dinler ve öğrenmesi gereken herşeyi öğrenir.Bunuda karnesiyle ispatlar. Sınıfın ya en başarılısıdır, yada en başarılılarından biridir.Geniş bir arkadaş çevresi vardır. Ancak yanlış arkadaş edinmesini konuşarak önlemeye çalışın, zira yanlış arkadaşlayanlış şeyler yapabilir.

DÜNYAYA GELİŞ AMACI

İkizler insanı, görmek, denemek, algılamak, öğrenmek, bilmek için doğmuş gibidir. Merak eder veya şüphelenir, araştırır, okur, konuşur, konuşturur, dinler, gözler gözlemler, ancak yargıda bulunmaz. Yargılamak onun amacı dışındadır. ”Allah ne ilginç şeyler, ne güzellikler yaratmıştır… ”sözünü ondan çokca duyabilirsiniz. Zira gördüğü her güzellik kendisini şaşırtır ve durmadan yenilerini aramaya sevk eder. Değişik şekillere bürünmüş yıldız kümeleri, kayaların dibinden fışkıran ırmak, dalında goncalaşmış gül, yaprak üzerinde ki çiğ damlası, uçan bir kuş, herşey onun büyülenmesine sebep olur. Yeni şeyler görmek, kendisini şaşırtan şeylerin özelliklerini, sebeplerini ve sonuçlarını öğrenmek amacı haline gelir. Onun çerçevelenmiş sabit bir fikride yoktur. Her gördüğü yeni şey, her öğrendiği yeni bilgi, onda yeni düşünceler oluşturur. Evreni didikle, gizli birşey kalmasın.Başaklar kadar kitap kurdu olmasa da, ikizlerin kendisi bir kütüphanedir. Gerektiğinde zihni, Merkür hızıyla kütüphanede ki bilgiler arasında dolaşır, ışık hızıyla bağlantılar kurar ve sonuca ulaşır. Her hangi bir ikizlerde bu amaç bulunmuyorsa, o yanlızca bir dedikodu kumkuması haline dönüşecektir.

İKİYÜZLÜ YADA DEĞİŞKEN

İkizler insanı da, diğer burç insanları kadar ikiyüzlüdür. Ancak onun ikiyüzünde farkılı iklimler bulunur ve bu iklimler göz açıp kapatıncaya kadar ağlamaktan gülmeye, iyimserlikten karamsarlığa, küskünlükten barışa… doğru değişime uğrayabilir. Bu nedenle ikizler burcu, biri güler yüzlü, diğeri somurtkan iki insan şeklinde sembolize edilmiştir. Diğer yandan ikizler insanı sözünde durmamakta, randevularına geç kalmakla suçlanır ki doğrudur.Gelir ona derdinizi anlatırsınız;eşinizle aranız bozulmuştur, borcunuzu ödeyememiş ve evinize haciz gelmiştir, hastanız vardır ve tedavi ettirecek imkanınız yoktur, acilen işe ihtiyacınız vardır;öylesine çaresiz bir şekilde anlatırsınız ki sizin için sizden daha fazla üzülür ve yardım etme arzusu duyar. Ve söz verir. Bu anlamda o kadar çok söz verir ki, verdiği sözleri yerine getirmek artık SULTAN SÜLEYMAN için bile mümkün değildir. Genellikle randevularına da geç gider, zira ya yolda bir dostuma rastlamış ve biraz gevezelik etmiş, yahut birisi yolunu kesmiş kendisine derdini anlatmaya başlamış ve susmak bilmemiş veya öngöremediği şekilde trafik sıkışmıştır. Yada iptal edip hiç gitmez. Bilin ki ya aynı saatte yanlışlıkla başkalarına da randevu vermiştir, yahut çok daha fazla önem verdiği yeni bir iş çıkmıştır. Ancak öyle nazikane bir şekilde mazeretini anlatıp gönlünüzü alır ki ona darılmanız mümkün olmaz. İkizler insanı hiç bir fikre körü körüne bağlanıp kalmaz. Boğa ve Akrep gibi sabit fikirli veya muhafezekar değildir.Öğrendiği her yeni şey, doğu bildiği şeylerin değişmesine, yani bir çehre kazanmasına sebep olur. Yanlışlığına inanmışsa, fikirlerini değiştirmekte tereddüt etmez. Buda konulmuş toplumsal kurallara bağlı burç insanlarının şimşeklerini üzerine çekmesine neden olur.

ÇALIŞMA HAYATI

Çalışma hayatında sessiz, sakin, kendi halinde biri değildir ikizler insanı. Çalışkanlığıyla, birkaç işi aynı anda yapabilme yeteneğiyle, sinirli ve eleştirel tavrıyla, meseleleri kolayca anlayıp problemlere kısa yoldan çözüm bulmlarıyla ön plana çıkarlar. Gerek ekip içinde, gerek tek başlarına başarılı sonuçlar alabilirler. Ancak olabildiğince özgür düşünmek ve özgür çalışmak meylindedirler. Memurluk ve mesai kavramı yaratılışlarına aykırıdır. Üzerinde baskı olmasa daha hızlı düşünür, daha çabuk karar verir ve işleri daha kolay sonuçlandırırlar. Ancak belirli aralıklarla dinlenmeleri gerekir. Makam ve şöhret gayeleri olmasada, amirlerince taktir edilmek hoşlarına gider, motive olmalarını sağlar ve performanslarını arttırır. Yapabileceklerinin en çoğunu, en iyisini ve en güzeliniyapmak için çalışırlar.  Ancak üzerlerinde baskı kurulur, hoşlanmadıkaları şeyler yaptıtılmaya çalışılırsa vurdumduymaz olur, çalışıyormuş gibi rol yapar.

Yengec burcu Özellikleri

25 August 2010 Yazan admin  
Kategori Burclar

 WWW.ChatulKeSi.Com Burc Servisi

AŞIRI DUYARLILIK VE DUYGUSALLIK: Kolay etkilenme, alınganlık, kırılganlık, çabuk heyecanlanma, düşünerek değil duygularıyla hareket etme, melankoli, hülyalı tavırla, sinirlilik, tepkisel davranma, ilhamları soğurma.

YOĞUN SEZGİ VE HAYAL GÜCÜ: Kuvvetli altıncı his, sezgilerinde yanılmama, sezgilerine güvenerek doğruyu bulma, hayal ve düş gücü, insanları sezgi gücüyle tanıma, olacakları önceden düşünme.

SERT GÖRÜNÜME KARŞI SEVECEN İÇ ALEM: İçe dönük yapı nedeniyle sert tavırlar, buna karşılık insancıllık, duygululuk, sevgi, şevkat,
birazda sululuk.

KARARSIZLIK: Duygusal yaklaşım nedeniyle çevre etkisinden kurtulamama, bu nedenle kararsız kalma.

EVİNE,AİLESİNE, ÖZELLİKLE ANNESİNE AŞIRI DÜŞKÜNLÜK: Ailesine söz söyletmeme, özellikle anneye aşırı bağlılık ve bağımlılık, evini yuva bilme ve orada bulunmaktan huzur duyma, onları koruma altına alma, bunu yaparken hırpalama, ailesine karşı aşırı cömert davranma.

YAŞADIĞI ŞEHRİ GÜZELLEŞTİRME ARZUSU: Belediyecilik, güzelleştirme derneklerinde faaliyet.

SAHİPLENME İÇGÜDÜSÜ: Sevdiği şeyleri sahiplenme ve canı pahasına terk etmemekte direnme, sevdiklerini kıskanma, kötü gözlerden sakınma, tutumluluk.

YARDIMSEVERLİK: Yardım organizasyonlarına aktif görev alma, dostlarına ve yakın çevresine karşı cömertlik, zor durumda kalanlara kurtarıcı rolünde yardım.

GÜÇLÜ HAFIZA: Duyduklarını, öğrendiklerini, gördüklerini unutmama.

ÇEKİNGENLİK: Geri planda kalma, liderlik vasfı taşımasına rağmen ön plana çıkmaktan kaçınma, içe dönğk yapı, ancak gerektiğinde cesur davranma.

YENGECE DAİR

DOĞARKEN

Yazın başladığı, meyvelerin olgunlaştığı, duyguların fokurdamaya başladığı, bol güneşli güneşli günler. Tarlada, mavi yeldirmesinin yenlerine alnını silerek yorgun argın çalışan veya gezinen köylü kadın. Meyvelerin ağırlığıyla dallar eğilir, başaklar olgunlaşmaya başlar. Yaz aşklarının en yoğun biçimde yaşandığı günlere gelinmiştir.İnsanlar sanki şıpsevdi haline gelir. Aşk adına daldan dala atlar. Ancak daldan dala atlarken de gerçekten aşık olduğunu sanır. İşte bu günlerde bir bebek doğar. Her bebek gibi tatlı ve şirin ama duygusal, söz dinlemez, anlaşılmaz ve küseğen.

BÜYÜRKEN

Okul hayatında zorlanan, öğrenmekten ziyade oynamayı düşünen, ruh hali günden güne farklılık gösteren, aşırı derecede hassas, içedönük, kendisini ifade etmekte zorluk çeken, biraz hırçın bir çocuk. Onlar, ”ya hep ya hiç” duygusallığıyla hareket ederler. Ya birden bire en yükseğe çıkmak, yada yerinden kıpırd mamak. Merdiveni basamaktan basamağa çıkmak onlara göre değildir. Onlar korumak ve korunmak, sevmek ve sevilmek için yaratılmıştır adeta. Ailesine aşırı düşkündürler.Ve doğuştan annedirler. Başkasının bebeğini seven, saatlerce zevk için bebeklerle oynayan bir kız veya kadın görürseniz anlayın ki yengeçtir. Erkeklerinde dahi annelik duygusu yoğundur, ancak bunu göstermeyi sevmezler. Aşırı duyarlı ve duygusal olduklarından anne babasının onlara daha sevgi dolu yaklaşması, ona güvende olduğunu hissettirmesi gerekir. Böyle davranılırsa hırçınlıkları en az seviyeye inecek, onlarda çevrelerine sevgiyle cevap verecektir. Kızdığında veya küstüğünde, ona sevgiyle yaklaşarak, kucaklayarak veya saçlarını okşayarak gönlünü alabilirsiniz. Aşırı yemeye başlamışsa anlayın kı duygusal kırgınlık yada tatminsizlik içindedir. Abur cubur şeyler yemesine engel olmanız gerekir, zira en hassas ve en çabuk hastalanan bölgesi midesidir. Alerji oluşturan yiyecek ve içeçeklerden uzak durması gerekir, zira cildi çok çabuk etkilenir, kızarıklıklar ve sivilcelerle başı dere girer.

DÜNYAYA GELİŞ AMACI

Yengecin dünyaya geliş amacı, içimizdeki doğruları, güzellikleri, yönlendiricileri keşfetmek ve bunları dış dünya ile uyumlu hale getirmektir. O, kalbinin derinliklerindeki sevgiyi yüzeye çıkarır ve tüm benliğinde hisseder. Beyninin derinliklerindeki bilinci duyumsar. O, beş duyuyla sınırlandırmaz kendini. Bedeninin ve ruhunun bütün zerreleriyle hisseder. Ve iç dünyasıdnan edindiği sezgileriyle, duygularıyla ve bilinciyle, dış dünyanın uyumsuzluklarıyla baş etmeye çalışır. Ancak bu mücadele o kadar da kolay değildir. Aşırı duyarlı ve duygusal iç dünyanın, acımasız ve tümüyle maddi dış dünya ile karşılaşması Yengeci kırılgan hale getirir. Bu nedenlede hayvanlar dünyasının yengecinin sert bir kabuğa bürünmesi gibi Yengeç insanıda yüzüne maskeler takar, içsel dünyasının üzerine zırhlar giyinir. Yüzündeki sert ifade bir maskedir, beğendiği veya sevdiği birini el ve diliyle didiklemesi bir başka maskedir. Yüksek sesle ve hızlı konuşması, duygularını saklamaya yöneliktir. İnsanlara mesafeli durması, sıklıkla evine çekilmesi, incinmemek için geliştirdiği savunma mekanizmasıdır. Ancak Yengeç, güvenlik arayışı içinde tümüyle kabuğuna çekilirse durağan hale gelir, değişimleri algılayamayan, ilişkileden kaçınan, duvarda sabitlenmiş bir tuğla durumuna düşebilir. Yengeçteki annelik zırhı da bir başka tehlikedir. Erkek olsa bile, çocuklarına annelik yapmak anlaşılabilir ama sevgilisine veya arkadaşına anne gibi korumacı ve her işine karışıcı şekilde hareket etmek, sevdiklerinin ondan uzaklaşmasına neden olabilir.

SÜMSÜK

Hain astrolog ”sümsük” adlandırmış Yengeci. Günahı varsa onun boynuna. Sümsük, ansiklopedik anlamıyla”uyuşuk, pısırık , ”beceriksiz” demek. Evcil oldukları doğru, annelerinin dizi dibinde oturmak istedikleri doğru, biraz çocuksu oldukarı doğru.Ama bütün bu doğrular onları sümsük yapar mı? Tabii ki yapmaz. Ancak bir durumda uyuşuk bir konumda beceriksiz kabul edilebilirler. Yengeçler, yoğun şeklide edilgen olduğu için yöneticilik yönünden beceriksizdirler. Gökteki ay’ın eksilmeye başladığı andan itibaren de günden güne güçlerini, arzularını yitir ve yeni ayın doğumuna yakın uyuşuk ve pısırık hale gelirler. Sadece bedenleride değildir uyuşan, aşkları ve duygularıda uyuşur, hareketli ve duyarlı yengeç uyumaktan, pineklemekten başka birşey düşünemez hele gelir.

ÇALIŞMA HAYATI

Yeni işe girmiş veya iş değişikliği yapmış bir Yengeç insanı uzun bir süre sessiz ve sedasız işiyle ilgilenecek, iş arkadaşlarıyla nasıl bir ilişki kuracağı konusunda tereddüt gösterecektir. Zira duygusallığının zayıflık olarak algılanmasından korkar. Bu süre içinde içe dönük yapısı diyaloglarını hırçın bir görünüme sokacaktır. Ancak birlikte çalıştığı insanları yakından tanıdıkça ilişkileri belirli bir düzeye girecektir. Samimi hava doğduktan sonraki günlerde, dışarıdan dinlediğinizde içeride kavga olduğunu veya eğlence düzenlendiğini sanabilirsiniz. Merak etmeyin, bizim Yengeç konuşuyor veya şakalarıyla ortalığı kırıp geçiriyordur. Özel hayatlarında olduğu gibi çalışma hayatlarında da Yengeçler, duygusallıklarını gizlemek için set görünmeye, bağırıp çağırarak konuşmaya, el ve dil şakarı yapmaya özen gösterirler.Bu nedenlede çağlayanlar gibi gürültücü ve suludurlar. Yengeçler ekip çalışmasına yatkındır. Kendilerine verilen görevi de en iyi biçimde yapmaya çalışırlar. Elleri bereketli fakat biraz cimridirler. Sevdiklerine yardım ederler ama öncelikle başlarının yardım etmesini beklerler. Başkası yardım edecekse onun cebinden niçin para çıksın ki? yada üzerine vazife olmayan bir işi n,çin yapsın ki?

Sonraki yazılar »

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes