Hamas Örgütü Cekildi

Hamas örgütü Türkiye’den cekildi.Suriye ilani terk ettigi söylenen Hamas’in bundan sonraki yolunu ve hedefini belirtti.
Hamas’in siyasi bürosunun yeni yeriyle ilgili açıklamayı yakında yapacaklarını belirtti.
Basında daha önce Hamas’ın siyasi bürosunun Katar ya da Tunus’a gideceği yönünde haberler çıkmıştı.
Geçtiğimiz ayın sonunda ABD’nin saygın gazetelerinden The New York Times, Gazze’deki bir Hamas yetkiliisine dayanarak, hiç bir Hamas liderinin Şam’da bulunmadığını yazmıştı.
ÖNCE “TERKETMİYORUZ” DEMİŞLERDİ
Hamas yetkilileri ise, geçen ay yaptıkları açıklamada, Şam’daki bürolarını kapatma veya başka yere taşınma gibi bir durumun söz konusu olmadığını söylemişlerdi. Hamas’ın uluslararası ilişkiler sorumlusu Usame Hamdan, Suriye yönetiminin de Hamas’tan “Şam’ı terk etmesi” gibi bir istekte bulunmadığını belirtmişti.
Ancak Gazze’yi kontrolü altında bulunduran Hamas’ın sürgündeki liderlerinin ailelerinin Suriye’deki karargahtan tahliye edileceği bildirilmişti. Şam’da bulunan Hamaslı yetkililer, tahliye kararının, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’a karşı devam eden ayaklanmaların ardından kötüleşen güvenlik durumu nedeniyle alındığını ifade etmişlerdi.
Güncel Haberler ilker Başbuğ Tutuklandı

En Son güncel haberler ilker Başbuğ Tutuklandı.Genelkurmay eski baskanlarindan ve suan emekli olan ilker Başbuğ Tutuklanarak cezaevine konuldu.
nternet Andıcı Soruşturması kapsamında Cumhuriyet tarihinde ilk kez eski bir genelkurmay başkanı olarak sivil bir savcının makamında ifade veren İlker Başbuğ, “Terör örgütü yöneticisi olmak ve darbeye teşebbüs” suçlarını işlediği iddiasıyla sevk edildiği mahkemede tutuklandı.
İnternet Andıcı davasına bakan İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, sanık savunmalarında ve belgelerde adı geçen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ hakkında suç duyurusunda bulunarak gereğinin yapılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasını kararlaştırmıştı. Mahkemenin, 30 Aralık 2011’de aldığı karar doğrultusunda Başbuğ ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca “internet andıcı” iddialarına ilişkin olarak soruşturma başlatılmıştı.
“ŞÜPHELİ” SIFATIYLA İFADE VERDİ
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Başbuğ’a gönderilen tebligatta, dün ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade vermesi için Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne çağrılmıştı. İnternet Andıcı davasında sanıklar, davaya konu olan sitelerin İlker Başbuğ’un bilgisi dahilinde faaliyet yürüttüğü yönünde ifade vermişti.
ÜÇ ARAÇLA GELDİ, GAZETECİLERİN SORULARINI YANITSIZ BIRAKTI
Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ, dün saat 13.30’da Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne üç araçla birlikte geldi. Girişte gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakan Başbuğ’a avukat İlkay Sezer eşlik etti. Başbuğ’un gelişi için adliyede geniş güvenlik önlemi alındı. Hem polis hem asker adliye bahçesine konuşlandırıldı. Merkez Komutanlığı yetkilileri de Başbuğ’u adliye kapısında karşıladı.
7 SAAT “ŞÜPHELİ” SIFATIYLA İFADE VERDİ
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcı Cihan Kansız’a ‘internet andıcı’ soruşturması kapsamında yaklaşık 7 saat ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade verdi.
“HÜKÜMETİ YIKMAYA TEŞEBBÜS” VE “ÖRGÜT YÖNETİCİLİĞİ” SUÇLAMASI
Başbuğ’un sorgusu 20.00 sıralarında tamamlandı. Başbuğ, “Silahlı terör örgütü yöneticisi olmak ve cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçlarından tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk edildi.
BAŞBUĞ TUTUKLANDI
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
İlker Başbuğ’un bir hafta içinde karara itiraz etme hakkı bulunuyor. İtiraz yapılırsa, bunu da, bu kez tüm heyetiyle birlikte 12. Ağır Ceza Mahkemesi değerlendirecek.
Başbuğ’un adliyeden çıkarılması bekleniyor.
Hasan Mutlucan Vefat Etti

Hasan Mutlucan 12 Eylül darbeleri sonrasi radyolarda Calinan Hasan Mutlucan Kahramanlik Türkülerinin’de sahibi olan Hasan Mutlucan vefat etti.
Hem Kıbrıs Barış harekatı hem de 12 Eylül 1980 darbesi sabahı okunan bildirinin ardından TRT radyosundan davudi sesiyle söylediği Kahramanlık Türküleri ile tanınan Hasan Mutlucan’ın vefat ettiği öğrenildi…
HASAN MUTLUCAN KİMDİR
1926 yılında İzmir’de doğan sanatçı sanat hayatına İstanbul Şehir tiyatrosunda başladı.
Uzun bir süre Muhlis Sabahattin’in operetinde bas bariton sesiyle birçok oyunda rol aldı. Topluluğun dağılmasından sonra İstanbul’a gelerek Sadi Yaver Ataman korosunda çalıştı.
İstanbul radyosunda uzun yıllar söylediğit ürkülerle büyük bir hayran kitlesi edindi.
İstanbul Belediyesi Konservatuarı’ndaki çalışmaları 70’li yılların ortalarına kadar sürdü.
Sahne ve plak çalışmalarıda yapan Mutlucan en son “DALGA” grubunun “Denizim Olsun” albümünde sesini sevenlerine duyurmuştu
AYDIN MENDERES VEFAT ETTI

AYDIN MENDERES Vefat etti.Türk Siyasetine Damga Vuran isimlerden birtanesi olan Menderes aramizdan ayrildi.
Türk siyasetinin acı kaybı Ankara Atatürk Hastanesi’nde tedavi gören Aydın Menderes 65 yaşında hayatını kaybetti.
Tedavi gördüğü Atatürk Araştırma Eğitim Hastanesi’nde yaşamını yitiren Aydın Menderes için bugün Hacıbayram Camiinde öğlen namazına mütakiben cenaze namazı kılınacak. Menderes, yarın Fatih Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından defnedilecek.
Alınan bilgiye göre Menderes için iki ayrı cenaze namazı kılınacak.
Hacıbayram Camii’nde öğle namazına mütakip kılınacak cenaze namazının ardından Menderes’in naaşı İstanbul’a götürülecek.
Menderes, yarın Fatih Camii’nde öğlen namazına mütakiben kılınacak cenaze namazının ardından Topkapı’daki anıt mezara defnedilecek.
İstanbul’da kılınacak cenaze namazına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı bildirildi.
CENAZE HASTANEDEN ALINDI
Aydın Menderes’in cenazesi, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alındı.
Aydın Menderes’in eşi Ümran Menderes, yakınları ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ, cenazenin alınmasından önce Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geldiler.
Menderes’in Türk bayrağına sarılı tabutu, morgdan çıkarıldıktan sonra cenaze aracına konulmadan önce dua edildi. Duanın ardından cenaze, polis mangası tarafından Ankara Büyükşehir Belediyesine ait cenaze aracına konuldu. Cenaze aracı, Başbakanlık koruma ekipleri eşliğinde cenaze namazının kılınacağı Hacı Bayram Camisine hareket etti.
Başbakanlık koruma ekiplerinin Başbakan’ın özel talimatı doğrultusunda cenaze töreni boyunca koruma sağlayacakları bildirildi.
Aydın Menderes’in yarın defnedileceği İstanbul Topkapı’daki Anıt Mezar çevresinde de temizlik çalışmaları yapılıyor.
BAŞHEKİM’İN AÇIKLAMASI
Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Murat Bozkurt, Aydın Menderes’in saat 20.30′da yoğun bakım ünitesinde vefat ettiğini bildirdi.
Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Başhekim Bozkurt’un Aydın Menderes’in vefatına ilişkin değerlendirmesine yer verildi.
Bozkurt, Menderes’in 34 gün önce diğer bir hastaneden akciğer enfeksiyonu ön tanısıyla Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine kabul edildiğini belirtti.
Yapılan ilk tetkik ve değerlendirme sonucunda, derin ven trombozu, pulmoner tromboemboli, pnömoni ve buna bağlı solunum yetmezliği tanıları konan Menderes’in takip ve tedavi altına alındığını belirten Bozkurt, şunları kaydetti:
”Solunum kaslarında yetmezlik nedeniyle solunum cihazına bağlanmış ve daha sonraki takiplerinde gelişen çoklu organ yetmezliği ve bunlara ilaveten septik şok tablosuyla Sayın Aydın Menderes, 23 Aralık 2011 tarihinde saat 20.30′da yoğun bakım ünitesinde vefat etmiştir.”
Açıklamada, ”Sağlık Bakanlığı olarak, Sayın Aydın Menderes’e Allah’tan rahmet, milletimize ve kederli ailesine sabır ve başsağlığı diliyoruz” ifadelerine de yer verildi.
AYDIN MENDERES
Ankara’da 1946 yılında doğan Aydın Menderes, Ankara Kolejini bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde 1968 yılında tamamladı.
Siyasete 1970 yılında Aydın’da Demokratik Parti’nin il başkanı olarak giren Menderes, 1977 yılında Adalet Partisi Konya Milletvekili ve 1978 yılında aynı partinin genel idare kurulu üyesi oldu.
Menderes, 1993 yılında kurucusu olduğu Büyük Değişim Partisi’nde genel başkanlığına seçildi. 1994 yılında bu partiyle birleşen Demokrat Parti’de genel başkan oldu. 1995 yılında Refah Partisi’nden İstanbul milletvekili seçilen Menderes, 1996′da aynı partinin genel başkan yardımcılığına getirildi.
Fazilet Partisi’nden 1999′da İstanbul milletvekili olan Menderes, aynı yıl partisinden istifa etti. 3 Kasım 2002′de DYP’den Aydın milletvekili adayı olan Menderes, DYP’nin 3 Kasım 2002 seçimlerinde barajı aşamaması üzerine parti genel başkanlığını ve siyaseti bıraktı.
Eski başbakanlardan Adnan Menderes’in oğlu olan Aydın Menderes, geçirdiği trafik kazasının ardından hayati tehlikeyi atlatmış ancak kol ve bacaklarında felç oluşmuştu.
Ayşegül Yıldız Patronice Oldu

KISA Süre önce imparator ibo ile evlenen Ayşegül Yıldız Patronice oldu.
İbrahim Tatlıses’le üç ay önce hastane odasında evlenen Ayşegül Yıldız, tedavi süreci devam ettiği için işlerle yeterince ilgilenemeyen ünlü türkücünün yükünü üzerine aldı. Yıldız, önceki gün Etiler’de Tatlıses’in şirketlerinin yöneticileriyle bir araya geldi.
Toplantı beş saat sürdü
Şirketlerin üst düzey yöneticileriyle yaptığı toplantı yaklaşık beş saat süren Ayşegül Yıldız, görüntü vermemek için mekanı arka tapıdan terk etmeye kalktı. Daha sonra ön kapıya yönelen genç kadın, Tatlıses’in durumuyla ilgili “Kendisi çok iyi. Yılbaşından sonra basın toplantısı düzenleyecek” dedi.
Cübbeli Ahmet Hoca

Karagümrük Cetesi olayiyla yakalanan Karagümrük Çetesi” soruşturması kapsamında tutuklanan Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Metris Cezaevine dualarla uğurlandı. Cezaevi önünde toplanan yaklaşık 150 kişi, Cübbeli Ahmet Hoca’yı taşıyan aracın çevresinde uzun süre dua etti.
Karagümrük Çetesi” soruşturması kapsamında tutuklanan Cübbeli Ahmet Hoca akşam saatlerinde Metris Cezaevi’ne getirildi. Bu sırada cezaevi kapısında bekleyen kalabalık da hocaları için dua etti. Cübbeli Ahmet Hoca’yı taşıyan polis aracının görülmesiyle kendilerini aracın önüne atan cemaat üyeleri tekbir getirdi. Cübbeli Ahmet Hoca’yı görebilmek için adeta birbiriyle yarışan kalabalık, hep beraber hocaları için dua etti. Polisin güçlükle sakinleştirmeye çalıştığı kalabalık, Cübbeli Ahmet Hoca’nın cezaevine girişi ardından da bir süre dua ederek olaysız şekilde dağıldı.
‘CÜBBELİ’DEN SAVUNMA: HEPSİ ASILSIZ, BANA KOMPLA KURDU
Karagümrük çetesine yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınıp tutuklanan Cübbeli Ahmet Hoca’nın suçlamaları kabul etmeyerek sağ kolu ve karakutusu olarak bilinen Barış Sezek’i suçladığı ve “Bana Barış komplo kurdu” dediği öğrenildi.
Önceki gün gözaltına alındıktan sonra Beşiktaş’daki İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde soruşturma savcısının karşısına çıkartılan Cübbeli Ahmet Hoca’ya polisin teknik ve fiziki takip sırasında elde ettiği telefon dinleme kayıtları ve kamera görüntüleri soruldu. Ahmet Mahmut Ünlü’ye telefon kayıtları ve kamera görüntüleri gösterilmeden önce iddialarla ilgili hazırlanan sorular yöneltildi.
İddiaya göre Cübbeli Ahmet Hoca, sorulara “Hepsi asılsız” yanıtını verdikten sonra, mahkeme kararı ile polisin kaydettiği ve soruşturma dosyasına delil niteliğinde konulan fiziki takip görüntüleri ve telefon dinleme kayıtları soruldu. Bir süre duraklayan Ahmet Mahmut Ünlü’nün, sağ kolu ve karakutusu olarak bilinen Barış Sezek’i suçladığı “Bana Barış komplo kurdu” dediği iddia edildi.
SEZEK SUSMA HAKKINI KULLANDI
Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında bulunan Barış Sezek’in ise Emniyet Müdürlüğü’nde susma hakkını kullanarak ifade vermediği öğrenildi. Polisin yaptığı teknik ve fiziki takiplerin hemen hemen hepsinde adı ve görüntüleri bulunan Barış Sezek’in beraber görüntülendiği İmane Lemahari adlı kadınla yaptığı ilginç telefon görüşmesi de incelenmeye alındı. İddiaya göre 21 Eylül 2011′de kaydedilen telefon görüşmesinde İmane Lemahari adlı kadın Barış Sezek’e “Okey dinle dinle kamera kamera. Kamerayı unutma lütfen” deyince Sezek’de “Tamam inşallah” cevabını veriyor. Soruşturma kapsamında telefon görüşmesine geçen kameranın amacının da araştırıldığı öğrenildi.
JAMMER’LI ÖNLEM DE FAYDA ETMEDİ
Cübbeli Ahmet Hoca ve adamlarının olası polis takibinden kurtulmak için yanlarında sürekli sinyal kırıcı “jammer” cihazı taşıdıkları ve gizli görüşme yaptıkları zaman bu cihazı çalıştırdıkları da iddia edildi. Polisin teknolojik donanımı daha etkin olunca Jammer cihazı da fayda etmedi ve zanlıların yaptığı telefon görüşmeleri, saniye saniye kayıt altına alındı ve yasadışı faliyetleri deşifre edildi.











