AYDIN MENDERES VEFAT ETTI

AYDIN MENDERES Vefat etti.Türk Siyasetine Damga Vuran isimlerden birtanesi olan Menderes aramizdan ayrildi.
Türk siyasetinin acı kaybı Ankara Atatürk Hastanesi’nde tedavi gören Aydın Menderes 65 yaşında hayatını kaybetti.
Tedavi gördüğü Atatürk Araştırma Eğitim Hastanesi’nde yaşamını yitiren Aydın Menderes için bugün Hacıbayram Camiinde öğlen namazına mütakiben cenaze namazı kılınacak. Menderes, yarın Fatih Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından defnedilecek.
Alınan bilgiye göre Menderes için iki ayrı cenaze namazı kılınacak.
Hacıbayram Camii’nde öğle namazına mütakip kılınacak cenaze namazının ardından Menderes’in naaşı İstanbul’a götürülecek.
Menderes, yarın Fatih Camii’nde öğlen namazına mütakiben kılınacak cenaze namazının ardından Topkapı’daki anıt mezara defnedilecek.
İstanbul’da kılınacak cenaze namazına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı bildirildi.
CENAZE HASTANEDEN ALINDI
Aydın Menderes’in cenazesi, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alındı.
Aydın Menderes’in eşi Ümran Menderes, yakınları ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ, cenazenin alınmasından önce Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geldiler.
Menderes’in Türk bayrağına sarılı tabutu, morgdan çıkarıldıktan sonra cenaze aracına konulmadan önce dua edildi. Duanın ardından cenaze, polis mangası tarafından Ankara Büyükşehir Belediyesine ait cenaze aracına konuldu. Cenaze aracı, Başbakanlık koruma ekipleri eşliğinde cenaze namazının kılınacağı Hacı Bayram Camisine hareket etti.
Başbakanlık koruma ekiplerinin Başbakan’ın özel talimatı doğrultusunda cenaze töreni boyunca koruma sağlayacakları bildirildi.
Aydın Menderes’in yarın defnedileceği İstanbul Topkapı’daki Anıt Mezar çevresinde de temizlik çalışmaları yapılıyor.
BAŞHEKİM’İN AÇIKLAMASI
Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Murat Bozkurt, Aydın Menderes’in saat 20.30′da yoğun bakım ünitesinde vefat ettiğini bildirdi.
Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Başhekim Bozkurt’un Aydın Menderes’in vefatına ilişkin değerlendirmesine yer verildi.
Bozkurt, Menderes’in 34 gün önce diğer bir hastaneden akciğer enfeksiyonu ön tanısıyla Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine kabul edildiğini belirtti.
Yapılan ilk tetkik ve değerlendirme sonucunda, derin ven trombozu, pulmoner tromboemboli, pnömoni ve buna bağlı solunum yetmezliği tanıları konan Menderes’in takip ve tedavi altına alındığını belirten Bozkurt, şunları kaydetti:
”Solunum kaslarında yetmezlik nedeniyle solunum cihazına bağlanmış ve daha sonraki takiplerinde gelişen çoklu organ yetmezliği ve bunlara ilaveten septik şok tablosuyla Sayın Aydın Menderes, 23 Aralık 2011 tarihinde saat 20.30′da yoğun bakım ünitesinde vefat etmiştir.”
Açıklamada, ”Sağlık Bakanlığı olarak, Sayın Aydın Menderes’e Allah’tan rahmet, milletimize ve kederli ailesine sabır ve başsağlığı diliyoruz” ifadelerine de yer verildi.
AYDIN MENDERES
Ankara’da 1946 yılında doğan Aydın Menderes, Ankara Kolejini bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde 1968 yılında tamamladı.
Siyasete 1970 yılında Aydın’da Demokratik Parti’nin il başkanı olarak giren Menderes, 1977 yılında Adalet Partisi Konya Milletvekili ve 1978 yılında aynı partinin genel idare kurulu üyesi oldu.
Menderes, 1993 yılında kurucusu olduğu Büyük Değişim Partisi’nde genel başkanlığına seçildi. 1994 yılında bu partiyle birleşen Demokrat Parti’de genel başkan oldu. 1995 yılında Refah Partisi’nden İstanbul milletvekili seçilen Menderes, 1996′da aynı partinin genel başkan yardımcılığına getirildi.
Fazilet Partisi’nden 1999′da İstanbul milletvekili olan Menderes, aynı yıl partisinden istifa etti. 3 Kasım 2002′de DYP’den Aydın milletvekili adayı olan Menderes, DYP’nin 3 Kasım 2002 seçimlerinde barajı aşamaması üzerine parti genel başkanlığını ve siyaseti bıraktı.
Eski başbakanlardan Adnan Menderes’in oğlu olan Aydın Menderes, geçirdiği trafik kazasının ardından hayati tehlikeyi atlatmış ancak kol ve bacaklarında felç oluşmuştu.
Ayşegül Yıldız Patronice Oldu

KISA Süre önce imparator ibo ile evlenen Ayşegül Yıldız Patronice oldu.
İbrahim Tatlıses’le üç ay önce hastane odasında evlenen Ayşegül Yıldız, tedavi süreci devam ettiği için işlerle yeterince ilgilenemeyen ünlü türkücünün yükünü üzerine aldı. Yıldız, önceki gün Etiler’de Tatlıses’in şirketlerinin yöneticileriyle bir araya geldi.
Toplantı beş saat sürdü
Şirketlerin üst düzey yöneticileriyle yaptığı toplantı yaklaşık beş saat süren Ayşegül Yıldız, görüntü vermemek için mekanı arka tapıdan terk etmeye kalktı. Daha sonra ön kapıya yönelen genç kadın, Tatlıses’in durumuyla ilgili “Kendisi çok iyi. Yılbaşından sonra basın toplantısı düzenleyecek” dedi.
Cübbeli Ahmet Hoca

Karagümrük Cetesi olayiyla yakalanan Karagümrük Çetesi” soruşturması kapsamında tutuklanan Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Metris Cezaevine dualarla uğurlandı. Cezaevi önünde toplanan yaklaşık 150 kişi, Cübbeli Ahmet Hoca’yı taşıyan aracın çevresinde uzun süre dua etti.
Karagümrük Çetesi” soruşturması kapsamında tutuklanan Cübbeli Ahmet Hoca akşam saatlerinde Metris Cezaevi’ne getirildi. Bu sırada cezaevi kapısında bekleyen kalabalık da hocaları için dua etti. Cübbeli Ahmet Hoca’yı taşıyan polis aracının görülmesiyle kendilerini aracın önüne atan cemaat üyeleri tekbir getirdi. Cübbeli Ahmet Hoca’yı görebilmek için adeta birbiriyle yarışan kalabalık, hep beraber hocaları için dua etti. Polisin güçlükle sakinleştirmeye çalıştığı kalabalık, Cübbeli Ahmet Hoca’nın cezaevine girişi ardından da bir süre dua ederek olaysız şekilde dağıldı.
‘CÜBBELİ’DEN SAVUNMA: HEPSİ ASILSIZ, BANA KOMPLA KURDU
Karagümrük çetesine yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınıp tutuklanan Cübbeli Ahmet Hoca’nın suçlamaları kabul etmeyerek sağ kolu ve karakutusu olarak bilinen Barış Sezek’i suçladığı ve “Bana Barış komplo kurdu” dediği öğrenildi.
Önceki gün gözaltına alındıktan sonra Beşiktaş’daki İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde soruşturma savcısının karşısına çıkartılan Cübbeli Ahmet Hoca’ya polisin teknik ve fiziki takip sırasında elde ettiği telefon dinleme kayıtları ve kamera görüntüleri soruldu. Ahmet Mahmut Ünlü’ye telefon kayıtları ve kamera görüntüleri gösterilmeden önce iddialarla ilgili hazırlanan sorular yöneltildi.
İddiaya göre Cübbeli Ahmet Hoca, sorulara “Hepsi asılsız” yanıtını verdikten sonra, mahkeme kararı ile polisin kaydettiği ve soruşturma dosyasına delil niteliğinde konulan fiziki takip görüntüleri ve telefon dinleme kayıtları soruldu. Bir süre duraklayan Ahmet Mahmut Ünlü’nün, sağ kolu ve karakutusu olarak bilinen Barış Sezek’i suçladığı “Bana Barış komplo kurdu” dediği iddia edildi.
SEZEK SUSMA HAKKINI KULLANDI
Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında bulunan Barış Sezek’in ise Emniyet Müdürlüğü’nde susma hakkını kullanarak ifade vermediği öğrenildi. Polisin yaptığı teknik ve fiziki takiplerin hemen hemen hepsinde adı ve görüntüleri bulunan Barış Sezek’in beraber görüntülendiği İmane Lemahari adlı kadınla yaptığı ilginç telefon görüşmesi de incelenmeye alındı. İddiaya göre 21 Eylül 2011′de kaydedilen telefon görüşmesinde İmane Lemahari adlı kadın Barış Sezek’e “Okey dinle dinle kamera kamera. Kamerayı unutma lütfen” deyince Sezek’de “Tamam inşallah” cevabını veriyor. Soruşturma kapsamında telefon görüşmesine geçen kameranın amacının da araştırıldığı öğrenildi.
JAMMER’LI ÖNLEM DE FAYDA ETMEDİ
Cübbeli Ahmet Hoca ve adamlarının olası polis takibinden kurtulmak için yanlarında sürekli sinyal kırıcı “jammer” cihazı taşıdıkları ve gizli görüşme yaptıkları zaman bu cihazı çalıştırdıkları da iddia edildi. Polisin teknolojik donanımı daha etkin olunca Jammer cihazı da fayda etmedi ve zanlıların yaptığı telefon görüşmeleri, saniye saniye kayıt altına alındı ve yasadışı faliyetleri deşifre edildi.
Anne ve 19 yaşındaki kızının pozları
ABD’de bir anne ile 19 yaşındaki kızı, “The Lake And Stars” markasının iç çamaşır koleksiyonunu tanıttı.
Profesyonel model olmayan anne ile kızın, birbirine sarılarak verdiği pozlar için basında “Provokatif mi, seksi mi, rahatsız edici mi, karar veremiyoruz” yorumları yapıldı.
Şirket yöneticileri reklamda yer alan anne ile kızın sıradan insanlar olduğunu, şirketin ortaklarından birinin Brooklyn’deki kapı komşuları olduğunu söyledi.
Ahmet Davutoğlu Suriye’li Muhaliflerle bir araya geldi
Şam, Halep ve Lazkiye’de Türk temsilciliklerine yönelik saldırılar ve Arap Ligi’nin Suriye’nin üyeliğini askıya alması Ankara’yı harekete geçirdi. Önce Türk misyonlarında görevli personelin eşleri tahliye edildi ardından da Ankara, Suriye’ye, “Misyonları korumak onur meselesidir” diyen bir nota verdi. Dün akşam saatlerinde ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye Ulusal Konseyi’nin 8 üyesine İstanbul’da temsilcilik açılması için işlemlere başlama izni verdi. Şam yönetimine karşı, tek başına hareket etmek istemeyen Ankara için şimdi gözler, 16 Kasım’da Fas’ta yapılacak olan Arap Ligi-Türkiye forumundan çıkacak kararda.
ANKARA’DAN 5 KRİTİK ADIM
ONUR NOTASI: Suriye Maslahatgüzarı Mounzer Mounzer dün Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak, “Yabancı temsilciliklerin ve mensuplarının korunması, kabul eden devlet bakımından temel bir sorumluluk ve onur meselesidir. Bunun takipçisi olacağız” denildi. Türkiye, saldırıların tazmin hakkını da saklı tuttuğunu açıkladı. Suriye yönetimi, saldırıların sorumlularını tespit etmeye ve gerekli adli süreci başlatmaya davet edildi. Türk temsilciliklerinin güvenliği için de güvence istedi. “Gelişmelere göre gerekli görülen önlemler almaya kararlıyız” mesajı verildi.
JET TAHLİYE: Bakanlık açıklamasıyla eşzamanlı olarak Suriye’deki misyonlarda görev yapan diplomatların aileleri de THY’nin ek seferi ile tahliye edildi. 60 aileye ait 80 kişilik grup THY uçağı ile 16.50′de Esenboğa havaalanına geldi. Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Ömer Önhon başta olmak üzere personel ise çalışmaya devam edecek. Önhon’un babası Candemir Önhon ve annesi Birsen Önhon da kafileyle birlikte Türkiye’ye geldi.
SEYAHAT UYARISI: Bakanlıktan yapılan üçüncü açıklamada da, Türk vatandaşlarına, “Mucbir sebepler dışında Suriye’ye seyahat etmeyin” dedi. Açıklamada Humus, İdlip ve Halep başta olmak üzere olayların yoğunluk kazandığı bölgelere gidilmemesi istendi.
MUHALİFLERE TAM DESTEK
Suriye’li muhalifler Ankara’ya çağrıldı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye Ulusal Konseyi’nin 8 üyesiyle biraraya geldi. Görüşmede İstanbul’daki ofisin açılması için çalışmaların hızlandırılması kararlaştırıldı.
TEK SES ÇAĞRISI: Dışişleri Bakanlığı, Arap Ligi’ne, Suriye’ye yönelik yaptırım kararları için tam destek verdi ve uluslararası topluma da tek ses olunması çağrısı yaptı: “Suriye Yönetimi’nin, Arap Ligi’nin bu kararı almaya mecbur bırakan tutumu, uluslararası toplumun tüm aktörlerinin Suriye’deki vahim gelişmeler karşısında tek bir sesle tepki göstermelerinin zaruretini de ortaya koymaktadır.”
MÜSLÜMAN BİRLİĞİ
Davutoğlu, Suriye Ulusal Konseyi üyeleriyle görüşmesinde de 16 Kasım’da Fas’ta yapılacak olan Türkiye-Arap İşbirliği Forumu’ndan çıkacak karar ele alındı. Davutoğlu, Rabat’ta Müslüman ülkelerin Esad’ın zulmüne karşı tek ses olarak hareket etmesinin önemini vurgulayacak. Ardından da Konsey’in temsilciliğinin İstanbul’da açıldığı resmen duyurulacak.
‘ZAMANLAMA MANİDAR’
Dışişleri Bakanlığı’nın ikk açıklamasında, saldırıların Arap Ligi’nin Suriye’ye ilişkin kararından sonra gerçekleşmesi ve Türk misyonlarını hedef alması, “şüphesiz manidar” sözleriyle yorumlandı. Açıklamada, Viyana Sözleşmesi’nin yükümlülükleri anımsatılarak, “Yabancı temsilciliklerin ve mensuplarının korunması, kabul eden devlet bakımından temel bir sorumluluk ve onur meselesidir. Türkiye, söz konusu saldırılar sonucunda Suriye’deki diplomatik ve konsüler temsilciliklerinde meydana gelen maddi zarara ilişkin olarak uluslararası hukuktan kaynaklanan yasal haklarını da mahfuz tutmaktadır” denildi.
İran nükleer Silah üretimi
ULUSLARARASI Atom Enerjisi Kurumu’nun (UAEK), son İran raporunu açıklaması beklenirken, Tahran’ın nükleer silah üretimine başlayabilmek için gerekli son teknik adımları attığı öne sürüldü.
İran’ın nükleer silah üretme yolunda olduğuna dair bulguların yer aldığı BM raporundaki en somut delil “R265 jeneratörü.” Washington Post, Tahran’ın, Rus bir uzman sayesinde atom bombasının fünyesi olarak kullanılan bu karmaşık aygıtın tasarım bilgilerine ulaştığını öne sürdü.
Washington Post’a konuşan UAEK’nin eski yöneticisi David Albright, İran’ın, “R265” diye bilinen jeneratörün tasarım bilgilerine ulaştığını öne sürdü. Alüminyumdan yapılma karmaşık bir cihaz olan R265, saniyeden kısa sürede infilak ederek yüksek patlayıcıları harekete geçiriyor ve küçük bir parça zenginleştirilmiş uranyum veya plütonyum sıkıştırarak nükleer zincir reaksiyonunun tetiklenmesine yol açıyor.
Bu ateşleme mekanizmasının nasıl yapıldığının sırrı 40 yıldan beri Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması altına imza atan ülkeler tarafından gizli tutuluyordu. Albright bu aygıtı üretmenin “çok büyük bir teknik meydan okuma” anlamına geldiğini savundu.
Gazeteye göre İranlı nükleer bilimciler; önce eski Sovyet silah uzmanlarından 5 yıl eğitim aldı, ardından Pakistanlı ve Kuzey Koreli uzmanların yardımıyla bu çok kritik teknolojiyi üretebilir hâle geldi. Haberde özellikle, Rus nükleer bilimci Vyaçeslav Danilenko’nun rolünün altı çizildi. ABD’nin taleplerine rağmen Danilenko hakkında bilgi vermeyen Rusya da raporla zorda kalabilir.
ABD ihtiyatlı Rusya öfkeli
İSRAİL’in son BM raporu ile birlikte İran’ın nükleer tesislerine saldırma kararı aldığı yönündeki iddialar sürerken, ABD’nin daha ihtiyatlı bir cevap vereceği bildirildi. New York Times’ın haberine göre Irak’taki kitle imha silahları fiyaskosundan ders alan ABD Yönetimi, rapora ilk aşamada sakin cevap verecek.
Fransa’nın ardından Almanya da dün askeri harekata karşı çıktı. İran’ın nükleer partneri Rusya ise öfkeli. Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, olası bir saldırının, “öngörülemez sonuçlara mazhar ciddi bir hata” olacağı yorumunu yaptı.
İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi ile Moskova’da görüşen Başbakan Vladimir Putin de İranlıların kullandığı dili benimsedi. Batılı ülkelerin Kuzey Afrika’da bir zamanlar destek verdiği liderlerin devrilmesine yardımcı olduğunu söyleyen Putin, “Gerçekten dediğiniz doğru. Bunlar küstah dünya güçleri” ifadesini kullandı.















