Google Dünya Günü Logosu

Google Dünya Günü icin özel bir logo yapti.22 Nisan Dünya Günü, ilk olarak San Francisco’da 1969 yılında düzenlenen Ulusal UNESCO Dünya Konferansında John McConnell tarafından dünyamızın yaşamı ve güzelliğini kutlayarak karşı karşıya kaldığı çevresel tehditlere dikkat çekmek amacıyla bir özel gün düzenlenmesi fikri ile ortaya çıkmıştır.
John McConnell, Dünya Günü kutlamaları için tarih olarak ekinoks (gece ve gündüzün eşit olduğu) zamanı yani 21 Mart’ı önermiştir. Daha sonra ise çevre sorunlarına büyük bir kamuoyu ile tepki gösteren ilk hareket, Wisconsin Senatörü Gaylord Nelson’un desteği ile ve Denis Hayes’in organizatörlüğünde 22 Nisan 1970 günü ilk Dünya Günü kutlamaları olarak tarihe geçmiştir.[1] Bu kutlamalara yaklaşık 20 milyon kişi katılmış, birçok konferans ve sempozyum düzenlenerek, çevre sorunlarına dikkat çekilerek ABD’nin ilk ‘Temiz Hava Yasası’ ve ‘Temiz Su Yasaları’ hazırlanmıştır.
Kutlamalar, 1990 yılında uluslararası düzeye taşınmış ve 141 ülkede kutlanmıştır. Günümüzde ise 175′den fazla ülkede kutlanmaktadır.
DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

DÜNYA KADINLER GÜNÜ GOOGLE YENI LOGOSU 08 mart 2012 google dünya kadinlar günü icin özel bir logo hazirladi.HERYIL KUTLANAN DÜNYA KADINLAR GÜNÜ ÖZEL GOOGLE YENI BIR LOGO YAPARAK BUNU DILE GETIRDI.
HER YIL ÖZEL GÜN SAYILAN DÜNYA KADINLAR GÜNÜNE ÖZEL KADINA VE DAYAGA VE SIDDETE HAYIR KAPMANYASINA KADINLAR BIRER Cicek olarak o günü özel bir gün olarak sayarlar.
Dünya kadinlar günü ilkez ABD 40 iscinin eylem yaparak kendi haklarini ve kadinlarin sayilmasini saglamak amacli bir gösteri yaparak o günü dünya kadinlar günü olarak ilan etmisler.
HER YIL 8 mart’a kutlanan Dünya KADINLAR Günü özel siir ve konusmalar her sehirde ve Avrupada özel olarak kutlanmaktadir.
www.chatulkesi.com sitesi olarak bizlerde 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLUYORUZ.
IYIKI VARSINIZ DIYORUZ
14 şubat google sevgililer günü logosu
Büyük arama motoru google 14 şubat sevgililer günü icin özel bir logo tasarladi.
2012 14 şubat sevgililer günü icin google gercekten büyük bir sürpriz yapti.
Bütün sevgililer gününe özel 14 şubat sevgililer gününü google ana sayfasinin logosu olarak degistirdi.
Güzel flashli müzükli cicek desenleriyle günün anlam ve önemini belirten google yeni logosu gercekten bir cok insan tarafindan begenildi…
Google her sene ve özel günlerde odlugu gibi sevgililer gününüde unutmadi.
Ve yine herzamanki gibi adindan söz ettirecek güzel bir logo yayinladi.
iste 14 şubat yeni google logosu.

bordo bereliler



Bordo Bereliler,Bordo bereli resimleri,bordo bereli komando resimleri,bordo bereli asker resimleri.
Ey Türk Genligi Birinci Vazifen Türkiye Cumhuriyetini Korumaktir.
Yer Gök San Söhret Hersey Bordo Bereliler icin.
Bordo Bereli asker resimleri
İstiklâl Marşı
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma’ bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!


bordo bereliler bordo bereli nasıl olunur bordo bereli operasyon kimdir berelilerin egitimi çatışma tatbikat komandolar askerler video bordo berelilerin operasyonları eğitimleri Türk Silahlı Kuvvetleri bozkurt sehit komando andı yemini eğitimi şehit cenazesi Ilker basbug Genelkurmay TSK vatan bayrak ana terör çatışma görüntüleri şehitler ölmez vatan .


Bordo Bereli Asker Resimleri

Ne Mutlu Türküm Diyene
Bayram Günü Hava Durumu

Türkiye’de Bayram günü hava durumu bol günesli bir sekilde olacak.
Türkiye, pazar günü başlayacak 4 günlük Kurban Bayramı’nı güneşli ve sıcak bir havada geçirecek.
Yurt genelinde hava yarın da soğuk olacak. Niğde, Malatya, Erzurum, Van ve Artvin’e kadar olan kesimde yağmur ve kar yağışları görülecek.
Batıda ısınma arefe günü başlıyor. Kurban Bayramı’nda sıcaklığın en fazla artacağı bölgeler, Marmara ve Ege olacak. Sıcaklıkta bugüne göre 5-6 derece daha yükselme olacak. Marmara 18-21 dereceye çıkarken, Ege kıyılarında 24 dereceler ölçülecek.
Kayseri ve Sivas’tan başlayarak Amasya, Ordu, Trabzon ve Doğu Anadolu genelinde ise fazla yükselme olmayacak. Bu bölgelerde hava açsa bile soğuk olacak.
İstanbul’da yarın güneş çıkmaya başlıyor. Kentte sıcaklık 15 derece. İstanbul bayram ılık geçirecek. Arefe günü hava güneşli 17 derece. Bayramın 1. günü sabah sis oluşabilir, öğle ise güneşli olacak. Hava 19-20 derece. Bayramın 2. günü poyraz sertleşecek, sıcaklık 18-19 derece. İstanbul’da önümüzdeki bir hafta boyunca yağış olasılığı görülmüyor.Ankara, yarın parçalı bulutlu olacak. Sıcaklık 12 derece. Bayramda güneşli havanın görüleceği başkent, ilk iki sabahı sisli geçirecek. Sıcaklık 16-17 dereceye çıkacak.
İzmir, bayramı en sıcak geçirecek illerden. 22-24 derece sıcaklık olacak. Bayramın 2. günü rüzgar sert esecek.
BÖLGE BÖLGE DURUM
Marmara Bölgesi’nde yarın güneş bulutlar arasından görülmeye başlıyor. Ancak hava yine serin. Arefe günü dahil tüm bayram güneşli ve ılık bir havada geçecek. Sadece bayramın ilk günü sis oluşabilir, ikinci günü ise rüzgar sertleşecek.
İç Anadolu Bölgesi’nde yarın soğuk bir hava hüküm sürecek. Sivas, Kayseri ve Niğde arasında sulu kar ve kar yağışı devam edecek. Bayramda hava açıyor. Eskişehir-Konya arası ısınacak ancak Sivas tarafı soğuk kalacak.
Ege Bölgesi, bayramı en sıcak ve güneşli geçirecek bölge olacak. Rüzgar, 3 gün hafif esecek, sıcaklık kıyılarda 25 dereceye yaklaşacak. Ege denizinde su sıcaklığı 18-20 derece.
Akdeniz Bölgesi’nde Antalya, yarın parçalı bulutlu olacak. Bayramda hava güneşli ve 25 derece olacak. Kahramanmaraş, Hatay ve Güneydoğu boyunca ise yine yarın sağanak yağmur var, yüksek kesimlerde sulu kar da görülebilir. Cumartesi hava bu bölgelerde de da hava açacak
Doğu Anadolu’da iki gün boyunca Erzurum, Van ve Hakkari boyunca sulu kar ve zaman zaman kar yağacak. Malatya yağmurlu olacak. Van bu gece 0, yarın ise 9 derece. Bayramda hava açıyor, ancak soğuk olacak. Ayaz ve buzlanma da var.
Karadeniz Bölgesi’nde yağmur yarın Samsun çevresinde hafifleyecek. Rize ve Artvin’de ise kuvvetli. Gümüşhane ve yaylalara kar da yağacak. Bayramda Bolu ve Zonguldak çevresi ısınırken; Trabzon ve Rize çevresi ise soğuk olacak
Dondurmalı sundae’nin 119 YIL DÖNÜMÜ
Cafe Fernando ismi nereden çıktı biliyor musunuz? Nereden bileceksiniz? Şöyle ağız tadıyla hiç anlatmadım ki… Sürpriz proje diyip duruyorum ya… Onunla da çok alakası var. Nereden nereye… İnanılmaz ama gerçek.
Üniversiteyi bitirmişim. Yıl 1998. Aylardan Ağustos san fransisco yolcusuyum. Okumaya gidiyorum. Uçağa binmeden önceki haftalar kabus gibi geçmiş. Amerika’dan gelmek bilmeyen evraklar, kargo şirketiyle günaşırı kavgalar… Uçağa binmeden önceki gün kağıtlar geliyor, mucizevi bir şekilde konsolosluktan bir günde vize çıkıyor ve ben daha ne olduğunu bile anlayamadan boyum kadar iki bavulla kendimi uçakta buluyorum. 20 saat sonra d San FRANCisco nun en sisli gününde, şehrin en depresif bölgesinde, okula en yakın diye seçtiğim motelin kapısında beklerken… Kapıda beni “30 dakika sonra geliyorum” notu karşılıyor. Bavulların üstüne tüneyip motel görevlisinin gelmesini bekliyorum. Ardından tepemde dağ gibi, elinde ufak bir domuz büyüklüğündeki kedisiyle bir kadın beliriyor.
Ağzının ucunda bitmeye yakın bir sigara. Dumanından çatılan kaşları ortada derin bir iz bırakmış. Üstü başı leke içinde. Modası Türkiye’de bile geçeli yirmi sene olmuş bir gözlük gözünde… Eli ağzındaki sigaraya gidince tırnaklarına takılıyor gözlerim. Her şeye tezat acayip güzeller. Kadını incelemeyi bırakıp derdimi anlatıyorum. Elime bir anahtar tutuşturuyor ve motelin karşısındaki markete bakan odayı gösteriyor. Kendimi yatağın üstündeki polyester yorgana bırakıveriyorum ama dinlenmek mümkün değil. Karşıdaki marketin her girip çıkan insanla birlikte öten inanılmaz itici zili beni rahat bırakmıyor. Bir de zaman dar; okulda halledicek tonlarca iş var o gün. Bir duş alıp çantamı toparlıyorum ve görevli kadının kapısını çalıyorum. Yerinden kalkıp gelmesi 10 dakikasını alıyor. Mecbur bekleyeceğim çünkü okula nasıl gidilir en ufak bir fikrim bile yok. Tarif edeceğine çekmeceden elle çizilmiş uyduruk bir haritanın fotokopisini çıkarıyor, bir moteli bir de okulu yuvarlak içine alıp elime tutuşturuyor. Okuldaki işlerimi hallettikten sonra hesap açtırmak için bir de bankaya uğruyorum. Büyük hata. Çünkü banka kadının çizdiği haritanın dışında kalıyor. Sağını solunu bile bilmeyen ben, elbette ki kayboluyorum. Sırtımda çantam, içinde aldığım kafam kadar okul kitapları düşüyorum yollara. Yürü yürü bitmiyor. Hiçbir bina tanıdık gelmiyor. Cesaretimi toplayıp sokaktan geçen birine otelin adını sormaya yelteniyorum, adam sağır ve dilsiz çıkıyor (şaka değil).
Sabrım tükenince ilk bulduğum restorana atıyorum kendimi. Büyük bir hata daha. Hayatımda yediğim en yağlı hamburger ve soğan halkalarından sonra vücudum daha da ağırlaşıyor. Yine vuruyorum kendimi yollara. Ona sor buna sor derken tam iki saat sonra uzaktan motelin neon tabelasını seçiyorum. Öyle seviniyorum ki içimden elimdekileri yere atıp kaldırımda uyuyan evsiz sarhoşa sarılıp kutlamak geliyor.
Nasıl da özlemişim o turkuaz rengi polyester yorganı… Yatağa devrilip televizyonu açıyorum. Ekranda dört tane kadın
mutfak masasının etrafına toplanmış sohbet ediyorlar. En yaşlısı pek tatlı. Koca gözlerini aça aça anlattığı hikayeyi diğer üçü dikkatle dinliyor. En komiği sarışın olanı. Bir insan bu kadar saf bakabilir mi? Aralarından en genç olanı belli ki en oynakları. Yorgunluktan dediklerini seçemesem de belli işte – en işveli o. En uzunları da pek aksi. Kalın sesli. Bilmiş. Ben sizi bir yerden çıkarıcam derken… Evet, bunlar resmen Altın Kızlar. Çocukluğumun büyük bölümünü geçirdiğim yemek masamızın altında oturup nasıl da seyrederdim… İşte o inanılmaz yorgun geçen günün sonunda tanıdık dört surat görebilmek beni bir anda o kadar rahatlatıyor ki her şeyi unutup derin bir uykuya dalıyorum.
O günden sonra da Altın Kızlar hayatımın vazgeçilmez bir parçası oluyor. Aslında “vazgeçilmez bir parçası” demek hafif kalır. Basbayağı takıntı yapıyorum.
Bir de Altın Kızlar’ı ilk defa orijinal seslendirmesiyle izliyorum. TRT’de yapılan dublajda Blanche’in devlet televizyonunda yayınlamaya cesaret edilemeyecek kadar edepsiz seks maceraları belli ki makaslanmış. Bu haliyle dizinin tadı bambaşka. Amerika’da yaşadığım 5 sene boyunca, sektirmeden, Lifetime TV kanalında her gün yayınlanan altı bölümü de izliyorum. Kaçıracağım günlerde de kasetlere kaydediyorum.
Türkiye’ye taşınmaya karar verdiğim zamansa ayrılık vakti gelip çatıyor. Böylesine bir efsane televizyon dizisinin DVD’lerinin üretilmediğini duyunca ise hüsrana kapılıyorum. Bir bakıyorum Altın Kızlar hayranları bir websitesi kurmuşlar. Hepsi Altın Kızlar’ın DVD’sinin bir an önce çıkmasını talep eden bir dilekçenin altına imzasını atmış. Hemen aklıma gelen bütün isimlerle dilekçeyi imzalamaya başlıyorum. Ailem, lise arkadaşlarım, Türk ünlüleri… Daha kimler.. Taşınmama aylar kala şovu pazarlayan şirketten tık yok. Hemen kendime VHS kasetler alıp tek tek bölümleri kaydetmeye başlıyorum. Taşınırken hazırladığım bavulun içinde 180 bölümün hepsinin kayıtlı olduğu kasetler en yumuşak kazaklarıma sarılı şekilde yerlerini alıyor.
Çok uzun lafın kısası, ben tam 11 senedir hemen hemen her gün Altın Kızlar izliyorum. Kaba bir hesap yapacak olursak, şimdiye kadar her bölümünü en az 80 kere seyretmişimdir. 180 bölüm olduğunu düşünürsek demek ki 6000 saat boyunca Altın Kızlar seyretmişim. Başından hiç kalkmadan, uyumadan, yemeden ve içmeden 250 gün ediyor. Marifet olsun diye de anlatmıyorum bunu. Çok seviyorum. Tek sebebi bu. Yani karşıma Altın Kızlar DVD’lerimi koysanız, yanına da bir Carrefour dolusu Nutella… hiç düşünmeden DVD’lerimi seçerim. O kadar…
Cafe Fernando da ismini Altın Kızlar’ın bir bölümünden alıyor. Fernando, dizideki Rose karakterinin çocukluğundan beri sakladığı, en sevdiği tek gözlü oyuncak ayısı.
Bana deselerdi ki: “Cenk… Birgün gelecek, fanatiği olduğun bu şovu kendi diline çevireceksin. Onunla da kalmayacak, yeni yeni espiriler yazacaksın. Bu yazdıklarını da Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük sinema ve tiyatro sanatçıları oynayacak. Onunla da kalmayacak, ismini diziden alan blogunda bu haberi okuyucularınla paylaşacaksın.” inanır mıydım? İnanmazdım tabii. Ama valla oldu.
İki gün sonra Altın Kızlar efsane kadrosuyla ATV ekranlarında!!! Türkan Şoray hayalperest Rose’u, Fatma Girik ortalığı karıştıran hazırcevap Sophia’yı, Hülya Koçyiğit doğrucu ve sağduyulu Dorothy’yi, Nevra Serezli de çapkın Blanche’i oynuyor.
Çevireceksin, yazacaksın derken… Tek başıma değilim elbette. FERIDE Çiçekoğlu‘nu bilenleriniz mutlaka vardır. Bilmeyen yemek meraklılarına da tek cümlede anlatayım: Feride ile birlikte senaryo yazmak, Dorie Greenspan’le birlikte tatlı kitabı yazmak gibi bir şey.
Böyle heyecanlıyım işte. Umarım bu heyecan ekrandan size de yansır. Pazar günü 20:00′de lütfen herkes ekran başına. Onu takip eden günlerde yorumlarınızı bekliyor olacağım.
Bu güzel haberi çok tatlı bir şeyle kutlayacağım diye söz vermiştim. İşte o sözü de tutuyorum:


![icecreamsundae11-hp[1]](http://www.chatulkesi.com/wp-content/uploads/icecreamsundae11-hp1-150x150.jpg)










