Pelin Atmaca doğum kontrol hapı zararı
Trakya Üniversitesi Radyo- TV ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan genç kız, 7 yıl önce yüzündeki yoğun akneler ve yağ bezeleri yüzünden dermatoloğa gitti. Yapılan incelemede genç kızın yumurtalığında kist bulunduğu ortaya çıktı.
İzmir’de yaşayan 22 yaşındaki Pelin Atmaca’nın hayatı, kullandığı doğum kontrol hapı yüzünden bir yıl önce alt üst oldu
Doktor, kist tedavisi için doğum kontrol hapı kullanmasını tavsiye etti. Geçtiğimiz Aralık ayında sol bacağındaki toplardamarı tıkanan Atmaca, anjiyo oldu. Bu arada genç kızın akciğerinde pıhtı oluştuğu belirlendi. Fenalaşan Atmaca, İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı. 16 gün yoğun bakımda kalıp ölüm riski atlatan genç kız, bir ay süren yoğun tedavi döneminin ardından hastaneden taburcu oldu.
“YARIM BİR GENÇ KIZ HALİNE GELDİM”
Şimdi hukuk savaşı başlatmaya hazırlanan Atmaca, “Yüzümde sivilceler oluşuyordu. Bu arada yumurtalığımda kist tespit edildi. Doktor bana bu hapı önerdi. Hapı kullanmaya başladıktan bir süre sonra kalbim sıkışmaya başladı. Nedenini doktora sorduğumda, ‘Bir şey yok’ diyerek geçiştiriyordu. Oysa iki ayda bir tahlil yapması gerekiyormuş. Sonra sol bacağım ağrımaya başladı ve en sonunda hastanelik oldum. Burada doktorun hatası olduğu yüzde yüz ortada. Bana ‘Hiç tahlil yapılmadı mı?’ diye soruyorlar. Bir canın hiç kıymeti yok mu? Hem hapı öneren Dr. A.E., hem olaya ilgisiz kalan özel tıp merkezi, hem de ilaç firmasına dava açacağım” dedi.
“SAĞ BACAĞIMDA DA PIHTILAŞMA RİSKİ VAR”
Sol bacağındaki toplardamarda pıhtılaşma oluştuğu için ölümden dönen genç kız, “Doktorların çabasıyla tıkanıklık giderildi. Ancak hala riski atlatamadım. Şu an sağ bacağımda da aynı şekilde tıkanma riski var ve doktorlar sağ bacağım için ameliyat olabileceğimi söylüyor. Kan değerlerimin yüksekliği problem yaratıyor. Kanın pıhtılaşma değerinin 500′ün üzerine çıkmaması gerekiyor. Benim değerlerim ise 475 seviyelerinde. Bir yıldır ilaç tedavisi sürüyor. Yarım bir genç kız haline geldim” diye konuştu.
“İŞ HAYATIM BİTTİ”
Özel bir televizyon kanalında yönetmen yardımcılığı yaptıktan sonra bir başka kanalda muhabir olarak çalışmaya başladığını ve rahatsızlandıktan sonra işini kaybettiğini belirten Atmaca, “Bu olaydan sonra psikolojim bozuldu. Zaman zaman ağlama nöbetleri yaşıyorum. Sağlığımı da, moralimi de, işimi de kaybettim. Şu an sürekli evdeyim. İş hayatım bitti. Üstelik şu an evlensem, hamile kalmam bile çok riskli” şeklinde açıklama yaptı.
“KIZIM HAYATININ BAHARINDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ”
Restoran işletmecisi olan anne Güzin Kaya (42) ise, şöyle konuştu:
“Kızımın kan değerlerini ilaçlarla dizginleyebildiler. Şu anda riskli bir durum yok. Çok şükür yürüyebiliyor. Başımıza gelen olayın ardından İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’ne suç duyurusunda bulunmuştum. Ancak ‘Olayda doktorun kusuru yoktur’ şeklinde rapor verdiler. Bu durumu anlayabilmiş değilim, çünkü benim kızım hayatının baharında ölümden döndü. Kızım ayağı ağrımaya başladığında doktor ‘ilaca devam et, Bir şey yok’ demese, tahlil yapmayı önerse alnından öperdim onu. Kızımın ayağa kalkamadığı gün şoka girdim. Kızım ölümcül bir riskle karşı karşıya kaldı, ilerde bir sorun yaşayıp yaşamayacağının da hiçbir garantisi yok. Nasıl ‘Doktorun hatası yoktur’ derler? Olayı Sağlık Bakanlığı’na da bildirdik. Hukuki açıdan gereken neyse yapacağız.”
Vucüt Ritmi Vucüt fonksiyonu
Vücut Ritmi – Bayanlara Özel
Uzun bir yolculuga çikan kisi çok iyi bilir. Saatlerin kaymasi, dogal vücut ritmini altüst eder. Gündüzleri insan kendini yorgun hisseder, bas agrisindan ve dikkat zayifligindan sikayetçi olur. Ruh hali inis çikislar gösterir. Bu durumda insan yatma vaktini dört gözle bekler. Bunun nedeni sudur: Içimizdeki saat her insanda tiktak eder. Tipki vücut isisi, tansiyon, kalp frekansi, hormon miktari gibi.
Bu saat vücut fonksiyonlarimizi idare eder. Gündüzleri aktif olmamiza, geceleri de uyumamiza yardimci olur. Kisacasi gün 24 saattir ve biz 24 kez degisiriz. Bunun sagliginiz ve kendinizi tümüyle iyi hissetmeniz açisindan anlami nedir? Biyologlar, doktorlar ve farmakologlar bu olaganüstü duruma kronobiyoloji adini veriyorlar. Öyleyse simdi bir gün içinde vücut fonksiyonlarimizin nasil degistigini görelim.
06.00
Kortizon salgilamasiyla organizma uyanir. Bu uyanma vücut için kendini yavas yavas kalkmaya hazirlama isaretidir. Metabolizma hareketlenir ve o günün isleri için enerji ve protein hizmete hazir olur.
07.00
Vücut hala zayif bir safhadadir. Bu nedenle bu saatte spor yapmaktan kaçinin. Çünkü kalbe ve dolasima gereksiz yere yüklenilmis olur. Spor yerine güzel bir kahvaltiedin, çünkü sindirim organlari bu saatte iyi çalisir: Karbonhidratlar bizim için yararli olacak enerjiye çevrilir (geceleri ise yaga).
08.00
Bu saat seks için en iyi zamandir (geceleri degil), çünkü bezler fazla miktarda hormon salgilarlar. Romatizmasi olanlar uzuvlarindaki agriyi gün boyu daha kuvvetli hissederler. Sigara tiryakileri için de durum farkli degildir. Kahvalti sigarasi damarlari her zamankinden daha fazla daraltir.
09.00
Vücudun dinç, kuvvetli oldugu saattir. Herhangi bir hastalik için igne olacaksaniz, bu en dogru zamandir. Ignenin ates ve sisme gibi yan etkileri ender olarak görülür. Vücudumuz röntgen isinlarina karsi daha dirençlidir.
10.00
Organizma simdi faaliyete, harekete hazir durumdadir: Fazla enerjiktir, vücut en yüksek isisina ulasmistir, verimliligimiz en üst düzeydedir. Kisa süre bellegi iyi durumdadir. Insan yaratici ve dinamik olur. Fakat dikkat edilecek nokta sudur: Saat on, oniki arasi enfarktüs olaylarina sik rastlanir.
11.00
Vücudumuzun tam formunda oldugu bir saattir. Kalp ve dolasim o kadar zinde durumdadir ki, yapilan muayenelerde kalpteki bir bozukluk gözden kaçabilir. Verimli olmaya programlanmisizdir. Sanki savasa hazir durumda gibiyizdir. Hazircevabizdir ve özellikle hesap isleri, matematik ödevleri rahat ve iyi bir sekilde hiç zorlanmadan yapilabilir.
12.00
Vücudun dinlenmeye ihtiyaci vardir. Dikkat azalir ve insana uyku basar. Midedeki asit miktari fazlalasir (hatta bir sey yemesek bile), beyindeki kan azalir, çünkü kan sindirim organlarini desteklemesi için mide tarafindan kullanilir. Ögle uykusu uyuyabilen kiside istatistiklere göre enfarktüse yüzde 30 oraninda az rastlanir.
13.00
Vücut formdan bir hayli düsmüstür. Verimlilik gün ortalamasinin yüzde 20 asagisindadir. Bütün organlar en alt düzeyde çalisir. Sadece safra, ögle yemegini hazmettirmek için faaliyettedir.
14.00
Kendimizi bitkin hissederiz, çünkü tansiyon ve hormon düzeyi düsmüstür. Dis doktorundan korkan kisi doktordan bu saatte randevu almalidir. Çünkü bu saatte aciyi daha az hissederiz. Lokal anestezi uzun süre devam eder (30 dakika). Sabahlari bu süre 12 dakika, aksamlari ise 19 dakikadir.
15.00
Yeni islere hazir olun. Enerjimiz geri gelmistir, bellegimiz tam formundadir. Ikinci kez verimlilige yaklasiriz, gerçi bu verimlilik sabahkinden azdir.
16.00
Spor faaliyetleri için en iyi saattir. Tansiyon ve dolasim çok iyi durumdadir. Antrenmanlar için de en iyi zamandir. Asit önleyici ilaçlarin etkisi bu saatte çok iyidir.
17.00
Organlarin faaliyeti üst düzeydedir. Kuvvetimiz artar, oksijenin harcanmasi fazlalasir. Böbrekler ve mesane özellikle çok çalisir. Tirnaklarin ve saçin en çabuk uzadigi zamandir. Fakat mide ülseri olan hastalar için durum kritiktir. Ögleden sonra geç saatlerde ve aksamin ilk saatlerinde midedeki asit miktari fazlalasir. Saat 17”ye dogru mide kanamasindan dolayi hastanelere gelenlerin sayisi artar.
18.00
Aksam yemegi için iyi bir saattir: Pankreas bu saatte özellikle aktiftir. Karaciger bile alkole karsi her zamankinden daha hosgörülü ve dayanikli sayilabilir.
19.00
Tansiyon ve nabiz genelde bu saatte tembellesir. Bu nedenle: Tansiyonu düsüren ilaçlar konusunda dikkatli olmalisiniz. Bu ilaçlar tehlikeli olabilirler. Sinir sistemi üzerinde etkili olan ilaçlarin tesir derecesi de bu saatte oldukça fazladir.
20.00
Karacigerdeki yag düzeyi düser ve harcanmis kan kalbe tekrar her zamankinden daha fazla akar. Alerjisi olanlar ve astimlilar ilaçlarini bu saatte almalidirlar. Etkisi hemen görülür. Antibiyotikler de az dozda alinsa bile etkileri en üst düzeyde olur.
21.00
Sindirim organlarinin günlük görevi sona ermistir. Davetleri sevenler dikkatli olmalidirlar: Yenen her sey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalir. Ve bu durum tehlikelidir. Kalan yemekler bagirsak sahasindaki mukozaya hücum eder. O yüzden bu saatte özellikle kilolu olanlar yemek konusunda dikkatli davranmalidirlar.
22.00
Bu saatte vücudumuzun polisi akyuvarlar özellikle aktiftir. Sayisi azaltilmasi gereken ilaçlar için bu çok elverisli bir saattir. Bu ilaçlar yanlis zamanda alindigi takdirde enfeksiyon tehlikesi fazlalasir. Sigara içenler de son sigaralarini içmelidirler, çünkü bu saatten sonra vücut nikotin gibi zehirleri daha zor atar.
23.00
Organizma gün boyunca aktif bir sekilde faaliyet gösteren stres hormonu salgilamasini durdurur. Bu saatte sakinlesiriz, rahatlariz, gevseriz. Tam dinlenme saatidir. Metabolizmanin faaliyeti en alt düzeydedir. Tansiyon, kalbin frekansi ve vücudun isisi düser. Gebelerde dogum sancilari çogu zaman bu saatte olur. Çünkü sanciya neden olan hormonlarin salgilanmasi üst düzeydedir.
24.00
Uyudugumuz sirada deri hücreleri durmadan çalisir. Gündüzde oldugundan daha sik bölünürler. Ve ilk rüya safhasi bu saatte baslar. Ilk yarim saat içinde rüya görmeye baslariz.
01.00
Verimliligimiz en alt düzeydedir. Bu saatte hala çalisanlar hata yaparlar, dikkat son derece azalir. Çünkü vücut kendini uyumaya programlamistir. Kisa sürede en derin uykuya dalinir.
02.00
Araba sürenler bu saatte dikkatli olun. Yolda olanlar arabayi çok dikkatli sürmelidirler. Çünkü görme zayiflar, görünenlere karsi tepki yavaslar. Bu nedenle trafik kazalari da bu saatte olur. Vücudumuz soguga karsi asiri derecede hassastir. Çabuk üsürüz. Fakat derimiz aciya karsi fazla hassas degildir.
03.00
Bedensel ve ruhsal olarak karanlik bir safhadir bu. Melatonin hormonunun salgilanmasi bizi tembellestirir ve oldukça kararsiz yapar. Intihar edenlerin sayisi fazlalasir.
04.00
Stres hormonundan enerji kazaniriz. Enfarktüs krizleri saat dört ile alti arasinda özellikle fazladir. Çünkü tansiyon oldukça fazla yükselir, kalp damarlari çabuk gerilir. Hamile kadinlar için de degisik bir durumdur bu. Çünkü yapilan arastirmalara göre bebekler daha çok saat dört ile bes arasi dünyaya gelir.
05.00
Bu saatte vücuttaki erkeklik hormonu çok fazla salgilanir. Stres hormonunun konsantrasyonu bizi faaliyete geçirmistir. Bu hormon gündüzdeki degerinin tam alti katina çikar. Yani hormon salgilamasi en üst düzeye çikmaya hazirlanmaktadir. Vücudumuz harekete geçer, kaybolan enerji yeniden geri gelir. Artik yeni bir güne baslamak için vücudumuz hazirdir.
Adet Geciktirme Yöntemleri
17 Juli 2011 Yazan Kimbilir
Kategori Gebelik / Dogum, Kadin Saglik, Kadinlar, Sağlık
Tatil döneminde regl yaşamak bayanların en büyük kabusları arasında yer alıyor. Adet döneminin tatilinizi kabusa çevirmesini istemiyorsanız uygulayacağınız regl geciktirme yöntemleriyle adetinizi geciktirebilir, tatilin keyfini çıkarabilirsiniz.
Regl geciktirmek için yapmanız gerekenleri uzmanlar şu şekilde sıralıyor ;
1.Doğum kontrol hapları veya diğer hormonal faktörler ile regl döneminizi geciktirebilirsiniz. Regl dönemini erteleyebilmeniz için en güvenli yol projesteron seviyenizi yüksek tutmanızdır. Normal bir adet döngüsünde, kanama projesteron seviyesi düşünce başlar. Hap kullanan kadınlar bu durumu bir hafta erteleyebilir.
2. Hormonal yollardan adetinizi geciktirmek istiyorsanız doktorunuzla en az bir hafta önce konuşun. Projesteron seviyesi adetiniz başlamadan en az yedi gün önce düşmeye başlar.
3. Bitkilerle de reglinizi geciktirebilirisiniz. Maydanoz yapraklarını demleyerek içmek geciktirmede etkilidir. Günde üç ya da dört bardak maydanoz çayı içebilirsiniz.
4. Zencefil ve civan perçemi de adetinizi geciktirir. Tüm bitkisel tarifleri aynı anda uygulamanız tavsiye edilmez.
Göğüsleri Dikleştirmek ve Diriliğini Korumak
17 Juli 2011 Yazan Kimbilir
Kategori Estetik, Güzellik ve Bakim, Kadin Saglik, Kadinlar, Sağlık

Diri ve dik duran göğüsler artık hayal değil.Bazı jimnastik hareketleriyle göğüs dikliğinizi koruyabilirsiniz.
GÖĞÜS DİKLİĞİ KORUNABİLMESİ
Göğsün dikliğinin korunabilmesi için yapılacak jimnastik hareketlerinin yanı sıra limon tedavisi de büyük ölçüde yararlıdır. Bir limon suyu göğüslere hafif hafif mesaj yapılarak sürülür. Bu hareket cildin kanla beslenmesini kolaylaştıracağı gibi derinin gerginleşmesini ve göğsün dirilik kazanmasını sağlar. Ancak bu masajı bir defa yapmakla bırakmamalı sık sık tekrarlamalıdır.
Yapılacak bazı jimnastik hareketleri de göğüs güzelliği için büyük önem taşır
* Kollar omuz hizasında kaldırılıp eller bileklerin biraz ötesinden birbirine kenetlenir. Kesik hareketlerle dirsekler birbirine doğru itilir. Yorulunca kısa bir süre dirılenip bu hareket on defa yapılmalıdır.
* Kollar omuz hizasında öne uzatılır. Eller yavaş yavaş omuzlara doğru getirilirken yumruk yapılır ve sanki bir lastik çekilip uzatılırmışcasına çekilir.
* Parmaklar birleştirilir ve sağ el sağ omuza, sol el de sol omuza konulur. Dirseklerle geriye doğru daireler çizilir.
* Kollar öne doğru uzatılarak yüzme hareketi yapılır. Kurbağalama yüzer gibi kollar önden yana doğru açılır ve tekrar öne getirilir. Bu hareket on defa tekrarlanır.
* Yere oturup ele iki ağırlık alınır. Bu içine eşit ağırlıktaki eşya konulmuş birer naylon torba da olabilir. Bu torbalarla iki kolla aynı anda kürek çekiliyormuşcasına hareket yapılır. Bu hareketin de on defa tekrarlanması göğüs güzelliği için çok yararlıdır.
* Bir demir çubuk iki elle tutulur, kollar aşağıya sarkıtılır. Iki kol hiç kırılmadan yatay olarak omuz hizasına getirilir, nefes alarak kollar aşağıya indirilir ve nefes verilir
* Sert bir yere sırt üstü yatılır. Demir çubuk ele alınarak kollar havaya haldırılır. Sonra kollar mümkün olduğu kadar aşağıya indirilir ve bunu takiben de vücuda doğru çekilir.

GÖĞÜSLERE MASAJ NASIL YAPILMALI?
Hemen her gün beş dakika süre ile yapılacak masaj göğüs cildinin esnekliğini, daha canlı ve diri kalmasını sağlayacaktır. Masaj yaparken göğüsleri elle bastırmak sakıncalıdır. Masaj daima yuvarlak hareketlerle yapılmalı, önce yukarıdan başlayarak kol altına doğru inmeli sonra yan taraflar ve göğüs kemiği üzerinde eller hafif hafif dolaştırılmalıdır.
Masaj çıplak elle ya da sert olmayan bir kıl fırçayla yapılabilir. Devamlı olarak limon suyu ile yapılan friksiyonıın da göğüslere faydası çoktur.
Girit modasında kadının göğüsleri genellikle açıkta kalırdı. Orta Çağda kadının giyimi çağın anlayışına uyarak değişti. Göğüsler oldukça kapalı olan elbiselere içine saklanmaya başladı. Ve bu gelenek günümüze kadar sürüp geldi.
Artık çağımızda kadınlar göğüs büyüklüğünün değil diriliğinin, canlılığının özellikle vücudun diğer kısımlarıyla uyumlu olmasının önemli olduğu görüşünü kabul ettiler.
İnce kumaşların ve vücuda yapışan elbiselerin moda oluşu göğüslenin önemini bir kat daha arttırmıştır. Artık düzgün bir göğüs, iri bir göğüse tercih edilmektedir.
Göğüslerin bozulmaması ve eski formunu muhafaza etmesi için çeşitli usuller uygulanmaktadır. İhmal edilmiş ve sarkmış bir göğüs sonradan ne derece bakıma tabi tutulsa bıle onyedi yaşındaki havasına dönmez ama canlılığını kazanabilir.Bir takım jimnastik hareketleri ve masajlar ile göğüslerin istenen sıklıkta ve dirilikte kalması sağlanabilir.
Doğum Kontrol Hapları
17 Juli 2011 Yazan Kimbilir
Kategori Gebelik / Dogum, Kadin Saglik, Kadinlar, Sağlık

Doğum kontrol hapları hakkında söylentiler dolaşır.Ne kadar doğru ne kadarı yanlış diye merak ettiğiniz bu bilgileri sizin için derledik. İşte Doğum Kontrol Hapları ile ilgili bilmeniz gerekenler.
TANIMI
Kadın vücudunda doğal olarak bulunan bulunan iki hormonu (östrojen ve progesteron) içeren ve kadınlar tarafından kullanılan gebeliği önleyici ağızdan alınan haplardır.
Dünyanın çeşitli ülkelerinde kullanılan ve yalnız progesteron hormonu içeren “minihaplar” artık ülkemizde bulunmadığından bu bölüm sonunda çok kısa yer almaktadır.
ÇEŞİTLERİ
21 ve 28 günlük iki tipi vardır. 28 hap içerenlerde de 21 hormon hapı mevcuttur, ek olarak 7 günlük demir içeren kan hapı bulunmaktadır.
Ülkemizde doğum kontrol hapları çeşitli firmalar tarafından değişik isimlerle üretilmektedir. Piyasada satılan düşük dozlu hapların kutularının üzerinde mavi zemin üzerine hilalden dolunaya kadar uzanan ay amblemi bulunur. İlk kez hap kullanacak olan kadınlara mutlaka düşük dozlu hap başlanmalıdır.
Programımızda kullanılan hem 21 hem de 28 günlük haplar da düşük dozludur.
Bu amblem olmayan doğum kontrol hapları normal dozlu olarak kabul edilir. Bazı kadınlar için bu haplar daha uygun olabilir, ancak normal dozluya geçiş hekim kararı ile olmalıdır.
ETKİ MEKANİZMASI
1. Yumurtlamayı geçici olarak (kullanıldığı sürece) durdurur.
2. Rahim ağzı sıvısını kalınlaştırarak erkek tohum hücrelerinin kadın üreme organlarına geçişini engeller.
ETKİLİLİĞİ
Doğru kullanıldığında çok etkilidir. Doğru kullanan her bin kadından yalnız bir tanesinde gebelik olur.
Hatalı kullanımda gebelik olasılığı % 6-8 dir.
GÜVENİLİRLİĞİ
Çok güvenlidir. Etkileri ve yan etkileri çok iyi incelenmiştir.
1960 yılından beri tüm dünyada kullanılmaktadır.
Dünyada 65 milyonu aşkın kadın halen hap kullanmaktadır.
ETKİ SÜRESİ
Hap doğru kullanıldığı sürece etkilidir.
OLUMLU ÖZELLİKLERİ
1. Kullanılması kolaydır.
2. Cinsel ilişkiyi bölmez.
3. Gebelik korkusu olmadığından cinsel haz artar.
4. Adetler düzene girer, kanama miktarı ve kanama gün sayısı azalır.
5. Adet krampları sona erer.
6. Gebelik istenmediği sürece ara vermeden, yıllarca, devamlı kullanılabilir.
7. Ergenlikten menopoza kadar (sigara içmiyorsa) her yaşta kullanılabilir.
8. İstendiği zaman bırakılabilir.
9. Bırakıldıktan hemen sonra gebe kalınabilir.
10. Kansızlığı önler.
1. Sivilcelere iyi gelebilir.
2. Dış gebeliği önler.
3. Yumurtalıklarda kist oluşumunu azaltır.
4. İyi huylu meme hastalıklarını azaltır.
5. Rahim içi zarı ve yumurtalık kanseri riskini azaltır.
1. Yaşlılıkta kemik erimesi riskini azaltır.
DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN ÖZELLİKLERİ
2. Unutmadan, her gün aynı saatte, düzenli olarak yutulması gerekir.
3. Her 28 günde bir yeni paket alınması gerekir.
4. Sigara içen kadınlar 35 yaşından sonra kullanamaz.

KİMLER İÇİN UYGUNDUR?
1. Yaşı ve doğum sayısı ne olursa olsun etkin biçimde korunmak isteyen kadınlar
2. doğum sonrası emzirmeyen veya bebeği altı ayını doldurmuş kadınlar
3. Düşük sonrası dönemdeki kadınlar
4. Hapların aile planlaması dışı yararlarından faydalanmak isteyen kadınlar
5. Hiç doğum yapmamış olanlar
6. Sigara içen ve 35 yaşından küçük olan kadınlar
7. Sigara içmeyen ve 35 yaşından büyük olan kadınlar
8. Ergenlik çağındakiler
KİMLER İÇİN UYGUN DEĞİLDİR?
1. Gebelik şüphesi olanlar
2. Geçmişte ya da şimdi meme kanseri olanlar
3. Üreme organı kanseri olanlar
4. Ciddi damar tıkanıklığı olanlar
5. Ciddi düzeyde unutkanlığı olanlar
6. Bebeği altı aylıktan küçük olan emziren anneler (Bu dönemde minihap kullanılabilir, ancak ülkemizde bulunmamaktadır)
7. 35 yaşın üzerindeki sigara içen kadınlar
İSTENMEYEN ETKİLERİ VAR MIDIR?
Kullanımın ilk üç ayında bulantı, kusma, ara kanaması, lekelenme tarzında kanama, kilo artışı ve göğüslerde gerginlik olabilir. Bunlar geçici etkilerdir.
Özellikle sigara içen kadınlarda (mevcut damar hastalığına rağmen hap kullananlarda) ender de olsa damar tıkanıklığı görülebilir
Dikkat hap kullanan kadınlarda aşağıdaki belirtiler olursa vakit geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır:
1. Şiddetli karın ağrısı
2. Şiddetli göğüs ağrısı, nefes darlığı
3. Şiddetli baş ağrısı
4. Şiddetli uyluk ya da bacak ağrısı
5. Ani görme kaybı ya da bulanık görme, konuşma bozukluğu
NE ZAMAN BAŞLANIR?
Hap kullanmaya başlamak için en uygun zaman adetin ilk günüdür.
Adetin ilk yedi günü içinde de başlanabilir.
Adetin ilk günü başlanmamışsa ilk yedi gün ek bir gebelikten koruyucu yöntem kullanmak gerekir.
Doğum Sonrası Dönemde:
doğum yapmış kadın,
Emzirmiyorsa doğum sonrası 3-4. haftada adet görmeyi beklemeden hapa başlayabilir.
Emziren kadınlar bebek 6 ayını doldurana kadar kombine hap kullanmamalıdır. (Emziren kadınlar minihap kullanabilirler)
Düşük Sonrası Dönemde:
Kendiliğinden düşük ya da gebelik sonlandırılmalarında tıbbi bir engel yoksa hapa hemen ya da ilk 7 gün içinde başlanmalıdır.
NASIL KULLANILIR?
Haplar hiç unutmadan hergün aynı saatte alınır.
Kolay hatırlaması için örneğin akşamları almasını önerin. Böylece ilk aylarda görülebilen bulantı şikayetini de önleyerek kadına yardımcı olmuş olursunuz.
Paketteki haplar bitene kadar her gün bir hap kullanılır.
Hapın etkili olabilmesi için unutulmaması önemlidir. Kadına çok iyi anlatın ve anladığından emin olun. Hatırlamasını kolaylaştıracak ipuçlarını birlikte bulabilirsiniz. Örneğin hap kutusunun yatağının başucuna ya da diş fırçasının yanına koymak vb bir uygulama unutma şansını azaltır.
Paket bitiminde:
28 günlük haplarda hiç ara verilmeden yeni pakete başlanır.
21 günlük haplarda 7 gün ara verilerek yeni pakete başlanır.
HAP KULLANMAYA NASIL DEVAM EDİLİR?
Ülkemizde sağlık Bakanlığı kurallarına göre doğum kontrol haplarına doktor kontrolü sonrasında reçete ile başlanabilir. Bu en doğru davranıştır. Ancak, kadınlarımızın çoğu doktora gitmeden ve reçetesiz kullanmaktadır. Bu da yanlış kullanımı artıran bir faktördür.
Hap kullanan kadın ilk 3 ay içinde sağlık kontrolü için sağlık kuruluşuna başvurursa iyi olur. Bu kontrol hapı doğru ve düzenli kullanıp kullanmadığının kontrol edilmesi için iyi bir fırsattır.
Hap kullanan kadının yılda bir kez kontrol için sağlık kuruluşuna gitmesi önerilir.
sağlık engeli olmayan kadınlar sigara içmiyorlarsa menopoza kadar hiç ara vermeden hap kullanmaya devam edebilirler.
HERHANGİ BİR NEDENLE HAP UNUTULURSA NE YAPILMALI?
doğum kontrol haplarının etkili olabilmesi için her gün düzenli kullanılmaları gerekir. Yine de birçok kadın haplarını içmeyi unutabilmektedir. Bu durumda hapın gebelikten koruyucu etkisi azalır. Hapların unutulması durumunda gebelik riskini ortadan kaldırmak için bazı ek önlemler alınması gerekir.
Bir kez unutulursa
Unutulan hap hatırlanılan anda alınır, o günün hapı yine aynı saatinde alınır.
İki gün unutulursa
İlk iki hafta içinde ise:
İki gün üst üste ikişer hap alınır, pakete devam edilir. Bu durumda çiftin 7 gün süreyle ek bir yöntem (prezervatif ya da koruyucu fitil) kullanması gerekir.
Üçüncü hafta içinde ise:
Kullanılan eski paket atılarak yeni bir pakete başlanır. Bu durumda çiftin 7 gün ek bir yöntem (prezervatif ya da koruyucu fitil) kullanması gerekir. Kadına adet düzeninin değişebileceği konusunda da bilgi verin.
Üç gün unutulursa
Kullanılan eski paket atılarak yeni bir pakete başlanır. Bu durumda çiftin 7 gün ek bir yöntem (prezervatif ya da koruyucu fitil) kullanması gerekir. Kadına adet düzeninin değişebileceği konusunda da bilgi verin.
doğum kontrol haplarının etkili olabilmeleri için düzenli kullanılmaları gerektiğini biliyorsunuz. Her gün bir tane hap kullanmak kolay gibi görünebilir. Ancak uygulamada birçok kadın hap içmeyi unutabilmektedir. Kadına, unutulması durumunda gebelikten koruyucu etkinin azalacağını söylemelisiniz. Unutma durumunda yukarıdaki kuralların uygulanması istenmeyen bir gebeliğin önlenmesini sağlar.
Hap unutulması durumunda istenmeyen bir gebeliğin önlenmesi için bir başka seçenek olarak doğum kontrol hapları ile acil korunma da uygulanabilir. Özellikle ilk iki hafta içinde iki kez unutma ile üst üste üç kez unutma durumunda gebelik riski yüksek olduğundan acil korunma önerebilirsiniz:
Hap unuttuğunda acil korunma uygulayan bir kadın doğum kontrol haplarını kullanmayı sürdürmelidir. Acil korunma sonrasında hemen ertesi gün yeni bir paketin birinci gününden başlanır. Bu durumda çiftin 7 gün süreyle ek bir yöntem (prezervatif ya da koruyucu fitil) kullanması gerekir. Kadına ayrıca adetine kadar düzensiz kanaması olabileceğini hatırlatın.
ACİL KORUNMADA KULLANIM (gebelik riski olan korunmasız bir ilişkiden sonra kullanım)
Yukarıda anlatıldığı gibi doğum kontrol hapı kullanan bir kadın iki veya daha fazla hap içmeyi unuttuğunda acil korunma uygulayabilir.
Bunun dışında herhangi bir yöntemin başarısız olabileceği durumlarda örneğin prezervatifin yırtılması, iğnelerin zamanında yaptırılamaması vb durumlarda kullanılan yöntemin gebelikten koruyuculuğuna güvenilemez. Ya da kadın hiç yöntem kullanmıyor olabilir. Tüm bu durumlarda kadın korunmasız bir cinsel ilişkiden sonraki ilk 72 saat içinde doğum kontrol hapları ile acil korunma uygulayabilir.
Bu uygulama, gebeliği önlemede % 98 etkilidir.
Normal dozlu OVRAL ya da EUGYNON isimli haplarla yapılabilir.
İki tane normal dozlu hap yutulur. 12 saat sonra aynı haptan iki tane daha yutulur.
Acil korunma düşük dozlu hapla yapılırsa bir defada dört hap yutulur ve 12 saat sonra tekrar dört hap yutulur.
Kullanılabilecek haplar LO-OVRAL, MICROGYNON ya da LO-FEMENAL’dir.
Hapların bu şekilde kullanımı mide bulantısı ve kusma yapabilir. Hapın alımından sonra iki saat içinde kusma olursa aynı miktar hap tekrar yutulmalıdır.
Bildiğimiz gibi bazı sağlık riskleri olan kadınların doğum kontrol hapı kullanmaları doktor tarafından sakıncalı görülebilir. Bu kadınlar bile acil korunma için hap kullanabilir.
YANLIŞ İNANÇ VE BİLGİLER
1. Haplar kanser yapar.
Yanlış.
Tam tersine yumurtalık kanseri ve rahim içi tabakası kanseri gibi bazı kanser türlerine yakalanma riskini azaltır.
2. Haplar kısırlık yapar.
Yanlış.
Gebelik bazı hap kullanıcılarında hapı bıraktıktan hemen sonra bazılarında ise bir kaç ay içinde gerçekleşir.
3. Hap anormal bebeklere ve çoğul doğumlara neden olur.
Yanlış.
40 yıllık kullanımda bu söylentiyi destekleyecek hiçbir bulguya rastlanmamıştır.
4. doğum yapmamışlar kullanamaz.
Yanlış.
Rahatlıkla kullanabilir.
5. Hap kullanırken zaman zaman ara vermek gerekir.
Yanlış.
Etkili olabilmesi için aralıksız kullanılmalıdır.
6. Hap bırakıldıktan sonra bir süre daha korumaya devam eder.
Yanlış.
Hap yalnızca kullanıldığı süre içinde etkilidir.
7. Hap kullananın çocuğunun cinsiyeti bozulur, eşcinsel olur
Yanlış.
Doğacak bebeğin cinsiyetine etkisi yoktur
NERELERDEN SAĞLANIR?
Eczanelerden,
Sağlık Ocaklarından,
Ana Çocuk Sağlığı Merkezlerinden alınabilir.
Akciğer Kanseri Sigara Tedavisi
Heryıl ortaya çıkan akciğer kanseri vakalarının yaklaşık %85′i sigarayla ilişkilidir.
Günde bir paketten fazla sigara içen insanlar, hiç içmemiş olanlara göre 20 kat daha fazla akciğer kanser riski taşımaktadır, 20 yıldır günde iki paket ya da daha fazla sigara içenlerdeki risk, sigara kullanmayanlara göre 60-70 kat daha fazladır.
Sigarayı,bırakırsanız akciğer kanseri olma riskiniz azalacaktır ancak hiç sigara içmeyenlerin düzeyine inmeyecektir.
Günümüzde akciğer kanseri erkekler arasında daha yaygındır. bununla birlikte kadınlar arasında sigara kullanımı arttığı için kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığı giderek artmaktadır.Şu sıralarda akciğer kanseri kadınlarda kansere bağlı ölümlerin en sık nedeni olan meme kanserine yaklaşmıştır.Amerikan Kanser derneği 2000 yılına kadar eşit sayıda erkek ve kadının akciger kanserinden öleceğini tahmin etmektedir.
Günde içtiğiniz sigara sayısı ve içtiğiniz sigaranın içindeki nikotin ve katran miktarı arttıkça akciğer kanseri riski de artmaktadır.Ayrıca çevreden soluduğunuz sigara dumanı da riski arttırmaktadır.Sigara dumanı, bir dizi zehirli gaz ve küçük katran damlacıkları içermektedir.
Katranda da çeşitli karsinojenler (kansere neden olan maddeler) ve kokarsinojenler (kanser hücrelerinin çoğalmasını hızlandıran maddeler)bulunmaktadır.Sigara kullanımıyla en fazla ilişkili akciğer kanseri tipleri küçük hücreli ve çok katlı yassı epitelden gelişen kanserlerdir. Küçük hücreli kanser çok hızlı yayılır ve en fazla aşırı sigara içen erkeklerde görülür.sigara içmeyenlerde nadir olarak görülür.
Sigara dumanı %2-6 oranında, vücudun oksijen taşıma ve kullanma yeneğini etkileyen çok zehirli bir gaz olan karbonmonoksit içerir. Sigara dumanındaki tahriş edici maddeler hava yollarının içini döşeyen ve akciğerden istenmeyen maddelerin atılmasını sağlayan titrek tüylerin (silia) işlevini bozar; ayrıca akciğerdeki enzimlerin normal dengesini de bozarak solunum sistemi hastalıklarının daha kolay oluşmasına neden olur.
Daha öncegünde 20′den fazla sigara içmiş, ancak 10 yıldır sigara içmeyenlerde ölüm oranı üçte iki azalmaktadır. bununla birlikte bu oran hiç sigara içmemiş olanlarınkine ulaşmaktadır.Ne yazık ki birçok insan, akciğer hastâliği yada kanser ortaya çıktığında en etken yol sigarayi birakmaktir.


















