chat, chat siteleri
Chat, Chat Sitesi, Chat Siteleri Sohbet

Popçu Berka’yın Güneş Gazetesine yaptığı açıklamalar


Yakışıklı Popçu Berkay Güne Gaztesine ilginç itiraflarda bulundu.Neslihan Yavuzcan’nın yaptığı röportajta ünlü Popçu çok taciz edildiğini söyledi.

İşte Berkay’ın Neslihan Yavuzcan’a yaptığı açıklamalar!…
Çok taciz edildim

Zamanla insan kendine yatırım yaptıkça kesinlikle benliğini aşıyor. Ağustos ayı içinde katıldığım Nevşah Fidan ve ekip arkadaşlarının Urla’da düzenlediği 5 günlük nefes kampından sonra, kendimi daha kolay ifade etmeye başladım. Ve tabii ki bu da röportajlarıma yansıdı. Eskiden sormaya çekindiğim soruları şimdi tüm içtenliğim ile soruyorum ve cevaplarını da alıyorum. İşte size çok özel bir röportaj… Ve karşınızda ünlü pop sanatçısı, genç kızların idolü Berkay.

İLK KAZANDIĞIM PARAYLA

– Klasik olacak ama müzik hayatına nasıl başladın?

– Arkadaşlarımın teşvikiyle başladım. ‘sesin çok iyi, şarkı söylemelesin’ demeleriyle birlikte ben de onların küçük gurubunun içinde söylemeye başladım. 16 yaşındaydım o zaman sonra gitara merak saldım. Sonra konservatuara gittim ama okumayı beceremedim. 4 üniversite kazandığım halde, okumayı sevmedim. Sabahları erken kalk dediklerinde kalkmadım. Çalıştığım yerler güzeldi. Para ve ortam daha tatlı geldi açıkçası.

– İlk kazandığın parayla ne yaptın?

– Cep telefonu ve deri ceket aldım. 4 yıl rock söylüyordum o zamanlar. Şimdi rock müzikten para kazanamayınca, pop müziğe kaydım mecburen.

– Ailenden destek aldın mı, yoksa sen mi onlara destek oldun?

– Ailemden yardım almadım. Kendi paramı kendim kazanmayı tercih ettim. Eğer kendi paranızı kazanıyorsanız, daha kuvvetli oluyorsunuz. Ayaklarınız yere basıyor. Ben çocuğumun da kendi parasının kazanması yönünde teşvik ederim. Kendi paranı kazandığın zaman ufak darbelerde sendelemiyorsun. Hayata karşı güçlü oluyorsun.

ALBÜM DÖNEMİ KANAMALI OLDU

– Yapımcın Polat Yağcı ile nasıl tanıştın, pop müziğe nasıl kaydın?

– Bir barda rock müzik çalıyordum. Ve bana bir teklif geldi ama, daha pop çalan bir bardı. Oradan gelen teklif aldığım paranın yaklaşık 4 katıydı benim için muhteşemdi. ‘hemen gelirim’ dedim. Ondan sonra bir baktım yavaş yavaş popa kayıyorum. Müzisyen de olduğum için daha da çabuk fark edildim. Ege bölgesinde iyi bir kitle edindim. Biraz daha fark edilince gittiğim her yere insanlar benim için gelmeye başladı. Haftada 4 gün sahne aldım. Ben böyle hayatımı rahat yaşarken Pol Production-Polat Yağcı, beni Ayvalık’ta dinlemeye gelmişti. Birlikte çalışmaya karar verdik ve Polat bey ‘seni biraz Ulusal’a taşıyalım’ dedi. Ondan sonra 5 yıl albüm dönemi hazırlığı bayağı bir kanamalı geçti, benim için bayağı zordu.

– Albüm dönemi bayağı kanamalı geçmiş ama geçtiğimiz sezon bütün ödülleri topladın bu başarıyı bekliyor muydun?

– Evet çok güzel oldu. Geçen sezon 9 tane ödül aldık. Albümün ne kadar sattığını bilmiyorum ama, yapılan her albümün çok satmadığını iyi biliyorum. Ben yeni bir isim olduğu ve yeni bir şey yaptığım için ilk albüme göre çok hoş bir tiraj yakaladık. Bundan hepimiz memnunuz. Ama gönül isterdi ki; böyle emek sarf edilmiş, ödüllerle taçlandırılmış bir işin daha layığı ile bir satış olsun. İlerde CD diye bir şey kalmayacak.

– Albümde kaç parçan var?

– 2 tane parçam var. Kendi bestecilik yanımı bu albümde özellikle göstermedim. Çevremdeki bütün müzisyen arkadaşlarım -sağ olsun- beni desteklediler ve parçalarını verdiler. Bu albümde 5 tane klip çektik. Asıl hikâye şimdi başlayacak.

– ‘Ömrünün geri kalanı’ bir parçan, sen neler yapacaksın ömrünün geri kalanında?

– Kasım ayında bir single hazırlıyorum. Şarkıyı buldum, bir tane de eski bir parçayı söyleyeceğim o da sürpriz olsun. Sonra yine albüm gelecek.

– Müziğin hayatındaki yeri?

– Merkez

– Para kazanabiliyor musun?

– Allah’a şükür kazanıyorum. Seçkin kulüplerde sahne alıyorum. Konserlerim var, festivallere katılıyorum. En son Çeşme Açık Hava’da konserim oldu. Kendi şartlarıma uygun olduğu sürece her şeyi yapıyorum. Şu anda fazla diretmiyorum. Çünkü ilk başta insanlara antipatik gelmek istemiyorum. Önemli olan şu an insanlara, müziğimi ve kendimi göstermek.

SADİST BİR TARAFIM VAR

– Ben, seni ilk gördüğümde gerçekten ürkmüştüm. Asi ve böyle sadist bakan bir tarafın var. Bunu bilerek mi yapıyorsun, yoksa duruşun mu böyle… Yani sadist misin?

– Birazcık öyle olması lazım. Çok sadist değilim ama, sadist bir taraf herkeste vardır. Çok üzüldüğün zaman, insanlara bazen acı çektirmek, onları kırmak istersin. Benim de öyle bir tarafım var. Benim kontrol mekanizmam hep açık. İnsanlarla tanışıp samimi olduğun zaman bazen bunun dozunu kaçırabiliyorlar. Ben de bu yüzden mesafeli olmaktan yanayım. Ama dostluklarım kalıcıdır. İyi bir adamımdır. Kimsenin etlisine, sütlüsüne karışmam. Kendi hayatımı yaşarım.

– Aşk var mı?

– Bir süre önce bir sevgilim vardı, bitti. 8 ay kimse yoktu. Yazın birisi oldu o da oyuncuydu. O da olmadı ona zaman ayıramadım. O da biraz üzüldü. Onun seti, benim konserler derken yürütemedik. Tam da aşık olmaya zamanım olmadı.

– Aşık oldun mu daha önce ve ne hissettin?

– Aşk ben de hastalıklı ve bulaşıcı bir duygu. Kendi kendine bulaşıyor. Aşk sana değdiği zaman sana bulaşıyor. Başkasına değil. Güzel şeyler hissetsen de acı çekiyorsun. Aşıkken ona dokunmayı, onunla öpüşmeyi, gezmeyi, her şeyi onla yapmayı istiyorsun.

– Kıskanç mısın?

– Evet kıskancım. Ama eskiye nazaran çok daha az kıskancım.

– Evlenmeyi ve çocuk yapmayı düşünüyor musun?

– Çok net bir şeklide düşünüyorum. Ve çocuk da istiyorum. 4 yıl içinde de evlenirim.

VURUCU NOKTALARIN

– Vurucu noktaların nelerdir?

– Nasıl yani.

– Zayıf tarafların?

– İnsanları çok kolay affedebiliyorum. Bu kötü bir şey. İnsanları kolay kolay hayatımdan çıkartmıyorum. Ama bir insandan soğuduğum ve iğreti duyduğum zaman da onu tekrar kabul etmem çok zor. Bir daha da mümkün değil görüşmem.

– Kazık yedin mi?

– Hayatımın son dönemi kazık yemekle geçti. Bütün arkadaşlarımdan yemişimdir. Şunu anladım “herkes arkadaşım.” Ve ben hayata kesinlikle politik bakmalıyım. Şu an öyleyim. Eskiden daha duygusaldım. Artık olaylara politik bakabiliyorum.

– Hayata karşı vurucu noktaların diye açayım o zaman?

– Daha ketum bir adam oldum. Eskiden olayın içine girip müdahale ederdim. Şimdi olayın dışından, ne olduğuna bakıp sonra hareket ediyorum.

– Yaşamsal döngülerin?

– Hangi birini söyleyeyim. Benim yaşantımla ilgili her şeyimin göbeği müzik. Her şey onun çevresinde dönüyor. Bir kız arkadaşı olacaksa benim işimle uyum sağlamak zorunda.

KADININ BİR GÖZÜ AZ GÖRMELİ

– Kadın evlenince ev de oturmalı mı, çalışmalı mı?

– Kadın kesinlikle çalışmalı. Çalışmayan kadın, erkeğe sarıyor. Erkeğin işini, hayatını fazla irdeliyor. Bence her kadının bir gözü erkeği ile az görmeli.

– İnancın nedir?

– Allah’a inanıyorum. Hatta çok inanıyorum. Bir gücün olduğunu düşünüyorum. Herkesin inancı, yaşam şekli kendine. Ben Müslüman’ım kendi ölçümde ve sınırımda ibadetimi gerçekleştiriyorum. Orucumu tutarım, Cuma Namazı’na giderim. Kendimi manevi açıdan tatmin ediyorum. Ve bu maneviyat bana huzur veriyor.

BİR GECELİK İLİŞKİ YAŞARIM

– Aynaya baktığında ne görüyorsun?

– Son dönemde yorgun bir adam görüyorum. Ama onun dışında daha hırslı bir adam var.

– Neden daha hırslandın?

– Çünkü şu anda ki başarım, bazı kişilere sert geldi. Ondan dolayı şimdi yapacağım işin çok daha iyi olması gerektiğini düşünüyorum. Tam anlamıyla yanında olduğunu hissettiğin insanlar bazen aslında yanında değildir. Dışardan gri veya beyaz gözüken birçok kişinin içi simsiyah bu piyasada. Güvendiğin insanlardan, beklemediğin hareketler görünce üzülüyorsun. Ben de bunları gördüm ve yaşadım. Bu da beni daha fazla hırslandırdı. Bir insana inanırsın. Ama inandığını göstermek icraattır, tavırdır, bir harekettir, özveridir, fedâkarlıktır. Bana bu yolda inananlar; Polat Yağcı, ailem ve birkaç arkadaşımdır. Ben de daha sert adama dönüştüm.

– Cinselliği nasıl ifade edersin?

– Sevdiğim hoşuna giden bir kadınla seks yaparsın.

– Sadece seks yapmak için gecelik bir kaçamak yaşar mısın?

– Bir gece çok hoşuma giden birisiyle olabilirim. Ne yalan söyleyeyim. Ama devamının gelip gelmeyeceğini bilemiyorsun. İnsan ilk başta ‘senin kalbin güzelmiş, iç görünüşün farklıymış’ diyorlarsa karşısındakine yalan söylüyorlardır.

KANDIRAN CÜMLELER

– Kızları ağına düşürmek için kandırdığın cümleler var mı?

– Kesinlikle tam tersi. Kızlar beni kandırıyor desem. Bazen çok çekindiğim, utandığım ortamlar oluyor gerçekten. Konserlerimde tacize uğradığım anlar oluyor. Gözle, lafla, elle çok taciz edildim.

– Hayranlarınız sizi elle nasıl taciz ediliyor?

– Popoma dokunuyorlar. Mesela fotoğraf çekilirken ellerini gömleğimin içine sokup göğsüme dokunuyorlar. Yanağımdan değil de, boynumdan öpüyorlar. O tarz şeyler oluyor.

– Ne tip kadınlar dikkatini çeker?

– Kadına bütün olarak bakarım. Eğer o kadın hoşsa, temizse, bakımlıysa beni etkileyebilir. Erkek gibi kadınlardan hoşlanmam. Kadın dişi olmalıdır. İlk başta dış görünüş sonra iç güzellik.

– Kadınlar seni götürmek için ne yapıyorlar?

– O belli olmuyor. Ve benim bu olaya ayıracak zamanım yok. Karşımdakinin benim işime kontrolü bırakabileceğini kabul ettiği an bir şeyler yaşayabilirim. Ben sıkıntıya gelemem. Haftanın iki günü erkek arkadaşlarımla Playstation oynarım. 2 gece futbol maçı yaparım. Gece gezmem. Ama kendime ayıracağım vakit çok önemlidir.

SADIK DEĞİLİM

– İlişki esnasında sadık mısın peki?

– İlişki esnasında çok fazla sadık değilim.

– Aldatıldın mı?

– Onu hiç bilmiyorum. Ama ben aldattım. Aldatmalarımda şöyle olmuştur. Gerçekten bir kadından soğuduğumda aldatmışımdır. Kendime ait kurallarım var benim ama kesinlikle dejenere değilim. Bilakis ataerkil bir yapıya sahibim.

– Korkuların?

– Yalnızlıktan yani hayatta yalnız kalmak korkuyorum. Gerçek dostlarımı kaybedip yalan dolan küçük insanlarla bir yaşam paylaşmaktan korkuyorum. Böyle bir korkum olduğu içinde 20 yıllık arkadaşlarım değişmez. Orkestram 11 yıldır var.

İNSANLAR BİRBİRLERİNİ NEDEN ÖLDÜRÜR Kİ

Ülkemizin içinde olduğu bu kaos seni nasıl etkiliyor?

Bir sürü insan ölüyor. Ve tam anlamıyla gerçekten ne için öldüklerini hala bilmiyorum. Birisi kendi dilini konuşmak istiyor, öbür ki ona izin veriyor. Sonra başka bir şey oluyor. Herkes birbirine bir şeyler söylüyor. Bunu tam anlamıyla bilmiyorum ama şunu biliyorum ki hiç kimsenin hiçbir şey için ölmesine gerek yok. Hepimizin aynı toprak üzerinde rahatça yaşamalıyız bence. Ülkemizin imkanları oldukça fazla. Ben senin, sen benim hayatına müdahale etmediğim sürece ortak yolun bulunması lazım.

Siyasi görüşün?

Liberal bakıyorum her şeye. Benim için özgürlük senin özgürlüğünün kısıtlanmamasıdır. Herkes istediğini giymeli, herkes istediği gibi yaşamalıdır.

Sizde Yorum Yapın